Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, 12 Mart 2025 Çarşamba günü Sudan'ın güneydoğusundaki Mavi Nil eyaletinde ordunun hazırlıklarını denetledi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre ziyaret, eyalette ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ve müttefikleri arasında tırmanan çatışmaların gölgesinde gerçekleşti. Burhan'ın denetleme ziyareti, stratejik öneme sahip bölgede askeri hareketliliğin arttığı bir döneme denk geldi.
Mavi Nil'de Gerilim Yükseliyor
Mavi Nil eyaleti, Sudan'ın güneydoğusunda, Etiyopya ve Güney Sudan sınırlarına yakın bir konumda yer alıyor. Başkent Hartum'dan uzakta olmasına rağmen, son haftalarda ordu ile RSF arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı cephelerden biri haline geldi. Bölge, aynı zamanda stratejik su kaynakları ve tarım arazileriyle Sudan ekonomisi için kritik bir öneme sahip.
Burhan'ın ziyareti sırasında ordunun moral ve lojistik durumunu yerinde incelediği, birlik komutanlarından brifing aldığı bildirildi. Askeri kaynaklar, Mavi Nil'de konuşlu birliklerin son dönemde takviye edildiğini ve RSF'nin bölgedeki ilerleyişini durdurmak için yeni savunma hatları oluşturulduğunu belirtiyor. Ancak bağımsız doğrulama yapılamıyor.
RSF, Nisan 2023'ten bu yana orduya karşı geniş çaplı bir ayaklanma yürütüyor. Çatışmalar başlangıçta başkent Hartum ve çevresinde yoğunlaşmışken, zamanla Darfur, Kordofan ve son olarak Mavi Nil gibi uzak bölgelere yayıldı. Bu yayılma, ülke genelinde güvenlik güçlerinin bölünmesi ve yerel milis gruplarının da çatışmaya dahil olmasıyla daha da karmaşık bir hal aldı.
Çatışmaların Bölgesel ve Küresel Boyutu
Sudan'daki iç savaş, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz çevresinde geniş yankı uyandırıyor. Mavi Nil eyaleti, Etiyopya ile sınır komşusu olması nedeniyle, olası bir istikrarsızlığın sınır ötesine taşınma riski taşıyor. Etiyopya, kendi iç sorunlarıyla meşgul olsa da, Sudan'daki çatışmaların kendi topraklarına sıçramasından endişe ediyor. Benzer şekilde Güney Sudan da, petrol ihracat yollarının güvenliği açısından gelişmeleri yakından takip ediyor.
Bölgesel güçlerden Mısır ve Suudi Arabistan, Sudan'da istikrarın sağlanması için çeşitli diplomatik girişimlerde bulundu ancak somut sonuç alınamadı. Birleşik Arap Emirlikleri'nin RSF'ye destek verdiği iddiaları uluslararası raporlara yansırken, BAE bu suçlamaları reddediyor. ABD ve Avrupa Birliği, çatışan taraflara yönelik yaptırımlar uygulasa da sahada ateşkes sağlanamadı.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Sudan'daki iç savaşta 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 8 milyondan fazla insan yerinden edildi. İnsani yardım kuruluşları, Mavi Nil de dahil olmak üzere birçok bölgede yardımların ulaştırılmasında büyük zorluklar yaşıyor. Burhan'ın ziyareti, hem askeri bir mesaj hem de uluslararası kamuoyuna 'ordu kontrolü elinde tutuyor' mesajı olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika Boynuzu'nda etkin bir diplomasi yürütüyor ve Sudan'daki istikrarın korunmasını kendi bölgesel çıkarları açısından önemsiyor. Mavi Nil'deki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin Sudan'daki yatırımlarını ve insani yardım faaliyetlerini riske atabilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik dengeleri, Türkiye'nin Afrika'daki ticaret yolları ve deniz güvenliği stratejilerini doğrudan etkiliyor. Ankara'nın Sudan'da kalıcı bir ateşkes için diplomatik çabalarını yoğunlaştırması, hem bölgesel barış hem de Türkiye'nin Afrika açılımı açısından kritik önemde.