Malta'da mahkeme, 2017'de suikaste kurban giden araştırmacı gazeteci Daphne Caruana Galizia'nın ölümüne ilişkin davada iş insanı Yorgen Fenech'i suçsuz buldu. Karar, gazetecinin ailesi ve basın özgürlüğü savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı. Fenech, 53 yaşındaki gazetecinin aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak cinayete azmettirmekle suçlanıyordu.
Davanın Arka Planı ve Suçlamalar
Daphne Caruana Galizia, Malta'daki yolsuzluk iddialarını ve siyasi bağlantıları araştıran bir gazeteciydi. 16 Ekim 2017'de, başkent Valletta yakınlarında aracına yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu öldürüldü. Olay, Malta'da büyük yankı uyandırdı ve dönemin başbakanı Joseph Muscat'in istifasına kadar varan bir siyasi krize yol açtı. Caruana Galizia'nın yazıları, ülkedeki üst düzey yetkililerin de karıştığı yolsuzluk ağlarını ortaya çıkarmıştı.
Yorgen Fenech, Malta'nın önde gelen iş insanlarından biri ve enerji sektöründe faaliyet gösteren Electrogas konsorsiyumunun eski yöneticisiydi. 2019'da tutuklanan Fenech, cinayeti planlamak ve azmettirmekle suçlandı. Savcılık, Fenech'in cinayeti organize ettiğini ve Caruana Galizia'nın öldürülmesi için para sağladığını iddia ediyordu. Ancak mahkeme, sunulan delillerin yeterli olmadığına kanaat getirerek beraat kararı verdi.
Karar duruşmasında mahkeme heyeti, savcılığın sunduğu delillerin makul şüpheyi ortadan kaldıracak nitelikte olmadığını belirtti. Özellikle tanık ifadelerindeki tutarsızlıklar ve telefon kayıtlarının yetersizliği, beraat kararında etkili oldu. Fenech'in avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve delillerin yıllardır çarpıtıldığını savundu.
Basın Özgürlüğü ve Adalet Arayışı
Caruana Galizia'nın ailesi, kararı "adaletin yerine getirilmediği" şeklinde değerlendirdi. Gazetecinin oğlu Matthew Caruana Galizia, yaptığı açıklamada, "Annemin katilleri hâlâ serbest ve bu karar, Malta'da basın özgürlüğüne yönelik saldırıların cezasız kalacağını gösteriyor" dedi. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları da kararı kınadı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, "Bu karar, Avrupa'da gazetecilere yönelik suikastların faillerinin yanına kâr kalabileceği endişesini artırıyor" ifadelerini kullandı.
Dava sürecinde daha önce üç kişi cinayetten suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak asıl azmettiricinin kim olduğu sorusu hâlâ yanıtlanmadı. Caruana Galizia'nın ailesi ve avukatları, kararın temyiz edileceğini açıkladı. Malta Başsavcılığı da beraat kararına itiraz edeceğini duyurdu.
Malta'da Siyasi ve Toplumsal Etkiler
Karar, Malta'da siyasi istikrarı da etkileyebilir. Caruana Galizia'nın ölümü, ülkedeki yolsuzluk ve organize suç iddialarını gündeme getirmiş, Avrupa Birliği kurumları da Malta'daki hukuk devleti durumunu yakından izlemişti. Avrupa Komisyonu, karar sonrası yaptığı açıklamada, "Malta'nın yargı bağımsızlığına güveniyoruz, ancak basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik suçların cezalandırılması konusunda kararlılık bekliyoruz" dedi.
Ülkedeki sivil toplum kuruluşları, kararı protesto etmek için başkent Valletta'da gösteri düzenledi. Göstericiler, "Daphne için adalet" sloganları attı. Malta hükümeti ise yargı kararına saygı duyulması çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malta'daki bu dava, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü üyelik müzakereleri ve hukuk devleti reformları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Avrupa'da basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusundaki gelişmeler, Türkiye'nin AB sürecinde referans alınan kriterler arasında. Malta gibi küçük bir AB ülkesinde dahi gazeteci cinayetinin tam olarak aydınlatılamaması, Birliğin kendi içindeki hukuk devleti sorunlarına işaret ediyor. Bu durum, Türkiye'nin AB eleştirilerine karşı elini güçlendirebilir. Ayrıca, organize suç ve yolsuzlukla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.