Sudan’da paramiliter bir güç olan Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), ülkenin batısında Çad sınırına yakın Darfur bölgesinde çok sayıda köyü ateşe vererek düzinelerce sivilin ölümüne ve binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler ise ayrı bir raporda, RSF’nin bu yıl işlediği vahşetlerde 300’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu. Çatışmalar, Nisan 2023’te ordu ile RSF arasında başlayan iç savaşın en kanlı boyutlarından birini oluşturuyor.
RSF'nin Darfur'da köyleri yakıp yıkması
Yerel kaynaklara ve insan hakları gruplarına göre, RSF milisleri Darfur’un kuzeyindeki El Fasher ve çevresindeki köylere saldırdı. Saldırılarda en az 45 sivil hayatını kaybetti, 80’den fazla kişi yaralandı. Köylerin tamamen yakıldığı, hayvanların telef edildiği ve su kuyularının tahrip edildiği bildiriliyor. Bölgeden kaçan on binlerce kişi, Çad sınırına doğru ilerliyor. Sudan ordusu, RSF’yi “soykırım” ve “etnik temizlik” ile suçlarken, RSF iddiaları reddediyor ve sadece “isyan bastırma” operasyonları yürüttüğünü savunuyor.
Darfur, 2000’li yılların başında yaşanan ve 300 bin kişinin ölümüne yol açan soykırım benzeri katliamların izlerini taşıyor. Şimdi ise yeni çatışmalar bölgeyi yeniden kaosa sürüklüyor. BM’ye göre, Sudan’da savaşın başladığı Nisan 2023’ten bu yana 14 binden fazla kişi öldü, 8 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
BM’den çocuk ölümleri raporu: 300’den fazla çocuk öldürüldü
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından hazırlanan bir rapor, çatışmaların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Rapora göre, 2024 yılı içinde RSF ve ordu arasındaki çatışmalarda en az 311 çocuk hayatını kaybetti. Çocukların çoğu bombalama ve topçu ateşi sonucu ölürken, bazıları da hedef alınarak vuruldu. Ayrıca, binlerce çocuk ailelerinden koparıldı, okulları terk etmek zorunda kaldı ve cinsel istismar riskiyle karşı karşıya kaldı.
BM İnsan Hakları Ofisi, çatışmaların her iki tarafının da savaş suçları işlediğini belirtirken, özellikle RSF’nin etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar işlediğine dair kanıtlar topladığını ifade ediyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise Darfur’da işlenen suçlarla ilgili soruşturmayı yeniden başlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan’daki çatışmalar, Türkiye’nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz havzasındaki stratejik çıkarlarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Sudan’da askeri üsse sahip olan birkaç ülkeden biridir ve iki ülke arasında savunma sanayii, ticaret ve eğitim alanlarında güçlü bağlar bulunmaktadır. Ayrıca, Sudan’da yaşanan insani kriz, Türkiye’nin bölgedeki yardım çabalarını ve diplomatik nüfuzunu test etmektedir. Çatışmaların yayılması, Kızıldeniz’deki deniz güvenliğini ve Suudi Arabistan ile Mısır gibi müttefiklerin istikrarını da tehdit edebilir. Türkiye, bu bağlamda hem insani yardım göndermekte hem de tarafları diyaloga teşvik etmek için diplomatik girişimlerde bulunmaktadır.