Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından göreve gelen yeni yönetimin ilk Batılı ziyaretçisi olarak Pazartesi günü Şam'a ayak bastı. Macron'u başkentte karşılayan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, ülkesinin uluslararası itibarını yeniden kazanmak ve yıllardır süren iç savaşın harap ettiği ekonomiyi canlandırmak için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Bu ziyaret, Suriye'nin yeni yönetiminin Batılı ülkeler tarafından tanınması yolunda atılmış en somut adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye'de 2011'de başlayan iç savaş, Beşar Esad'ın devrilmesine kadar on binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca Suriyelinin yerinden edilmesine neden oldu. Esad'ın devrilmesiyle birlikte ülkede yeni bir siyasi süreç başlatıldı. Ahmed eş-Şara liderliğindeki geçici hükümet, uluslararası toplumla ilişkileri normalleştirmek ve savaşın yaralarını sarmak için kapsamlı bir reform programı başlattı. Bu bağlamda Batılı liderlerin ziyaretleri, Suriye'nin yeniden küresel sisteme entegre olması açısından büyük önem taşıyor. Macron'un ziyareti, Fransa'nın Suriye'deki nüfuzunu yeniden tesis etme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Ziyaret sırasında Macron ve eş-Şara, siyasi geçiş süreci, ekonomik işbirliği ve güvenlik konularını ele aldı. Fransa, Suriye'nin yeniden imarı için teknik yardım ve yatırım sözü verirken, Suriye tarafı da demokratik reformlar ve insan haklarına saygı konusunda taahhütlerde bulundu. Macron'un ziyareti, Suriye'deki yeni yönetimin meşruiyetini pekiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda diğer Avrupa ülkelerine de bu yönde bir sinyal gönderiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Macron'un Şam ziyareti, Ortadoğu'da dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Suriye'nin yeniden inşası, bölgesel güçler olan Türkiye, İran, Rusya ve Körfez ülkelerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle İran ve Rusya, Suriye'de Esad sonrası dönemde etkilerini korumaya çalışırken, Batılı ülkelerin Suriye'ye dönüşü, bu ülkelerin nüfuz alanlarını daraltabilir. Ayrıca, Suriye'deki istikrar, sığınmacıların geri dönüşü ve insani krizin çözümü açısından da kritik. Fransa'nın bu hamlesi, ABD ve diğer Avrupalı müttefiklerin Suriye politikasını da etkileyebilir. Macron, Suriye ile ilişkileri normalleştirme konusunda öncü rol oynarken, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin de benzer adımlar atması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Suriye ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından önemli bir gelişme. Türkiye, Esad rejimini devirme hedefiyle Suriye'deki muhalif grupları desteklemiş ve kuzeyde güvenli bölgeler oluşturmuştu. Yeni yönetimle ilişkiler, Türkiye'nin sınır güvenliği ve mülteci politikası için kritik. Ankara, Suriye'de istikrarın sağlanmasını ve PYD/YPG'nin etkisizleştirilmesini öncelik olarak görüyor. Fransa'nın Suriye'ye açılması, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu dengeleyebilir ancak aynı zamanda işbirliği fırsatları da sunuyor. Türkiye, Suriye'nin yeniden imarında ekonomik çıkarlar gözetirken, terörle mücadele konusunda Fransa ile ortak hareket edebilir. Bu ziyaret, Türk dış politikasının Suriye'deki yeni dönemde nasıl bir pozisyon alacağı konusunda ipuçları veriyor.