Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Sudan'ın kuşatma altındaki El-Obeid kentinde yaşayan kadın ve kız çocuklarının su ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıktıklarında gündüzleri insansız hava aracı (İHA) saldırılarına, geceleri ise cinsel şiddete maruz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını bildirdi. Cenevre merkezli örgüt, 24 Temmuz Cuma günü yaptığı açıklamada, kentteki insani durumun vahim boyutlara ulaştığını ve kadınların temel ihtiyaçlarını karşılamak için bile hayati riskler aldığını vurguladı.
Kuşatma Altındaki Kentte İnsani Kriz
Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Obeid, Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında başlayan iç savaşın en yoğun yaşandığı bölgelerden biri. RSF güçlerinin kenti kuşatması nedeniyle temel gıda, su ve tıbbi malzeme akışı kesilmiş durumda. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, kentte yaklaşık 800 bin kişi insani yardıma muhtaç durumda. Su kaynakları, kent merkezinin dışında bulunan kuyular ve dağıtım noktalarından sağlanıyor. Bu noktalara ulaşmak, kadınlar için hem gündüz hem gece ayrı tehlikeler barındırıyor.
UN Women'ın açıklamasında, kadınların gün ışığında su toplamaya gittiklerinde taraflar arasındaki çatışmalarda drone saldırılarına hedef olma riski taşıdıkları belirtildi. Gece saatlerinde ise bu kez cinsel saldırı ve tecavüz tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları ifade edildi. Örgüt, bu durumun kadınları psikolojik olarak da derinden etkilediğini ve bazılarının suya erişmek yerine açlığı tercih ettiğini aktardı. Açıklamada, "Kadınlar iki kötü seçenek arasında sıkışmış durumda: gündüz ölüm, gece ise şiddet. Bu, insanlık dışı bir ikilem" ifadelerine yer verildi.
Çatışmanın Kadınlar Üzerindeki Yıkıcı Etkisi
Sudan'daki iç savaş, kadınları ve kız çocuklarını orantısız şekilde etkiliyor. Savaşın başlangıcından bu yana binlerce kadın cinsel şiddete maruz kaldı, yerinden edilme ve açlıkla mücadele ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülke genelinde 6 milyondan fazla insan yerinden edilirken, 25 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. El-Obeid'deki durum, çatışmanın kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisinin en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor.
UN Women, tarafları uluslararası insancıl hukuk kurallarına uymaya ve sivillerin korunmasına çağırdı. Örgüt, kadınların suya güvenli erişiminin sağlanması için acil ateşkes ve insani koridorların açılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çatışma bölgelerinde cinsel şiddetin sistematik bir savaş yöntemi olarak kullanılmasının savaş suçu teşkil ettiğine dikkat çekildi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sudan'daki çatışma, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinin istikrarını tehdit eden geniş çaplı bir kriz haline geldi. Çatışmanın yarattığı göç dalgası, komşu ülkeler Çad, Güney Sudan ve Mısır'a ilave göç yükü getiriyor. Ayrıca, bölgede artan gıda güvensizliği ve kıtlık riski, uluslararası toplumun acil müdahalesini gerektiriyor. Birleşmiş Milletler, Sudan için 2,7 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmasına rağmen, fonların yalnızca %40'ının karşılandığını belirtiyor. Bu nedenle, El-Obeid'deki kadınların yaşadığı insani trajedi, hem bölgesel istikrarı hem de küresel insani ilkeleri test eden bir kriz olarak uluslararası gündemde önemini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki insani kriz, Türkiye'nin Afrika kıtasındaki diplomatik ve insani yardım misyonunu yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Sudan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip olup, krizin başından bu yana tarafları diyaloğa çağırmış ve insani yardımda bulunmuştur. Ancak bu tür olaylar, Türkiye'nin Afrika'daki barış ve istikrar arayışının önündeki engelleri göstermektedir. Türkiye'nin bölgesel nüfuzu ve insani diplomasi geleneği, Sudan'da kalıcı ateşkesin sağlanması ve kadınların korunması için uluslararası topluma öncülük etme potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'deki STK'ların ve devlet kurumlarının bölgeye yönelik yardım çabaları, krizin hafifletilmesinde kritik önemdedir.