İngiltere’de siyasi dengeleri değiştirebilecek kritik bir ara seçim yaklaşıyor. Başbakan Keir Starmer’ın liderliğine en güçlü meydan okuyucu olarak görülen Andy Burnham, 18 Haziran’da Makerfield seçim bölgesinde yapılacak ara seçimde parlamentoya girmeyi hedefliyor. Büyük Manchester Belediye Başkanı olan Burnham’ın bu seçimi kazanması halinde, Starmer’a karşı bir liderlik mücadelesi başlatması bekleniyor. Starmer ise koltuğunu korumak için mücadele edeceğini açıkladı. Bu gelişme, İşçi Partisi içindeki derin bölünmeleri su yüzüne çıkarırken, ülke genelinde siyasi bir deprem yaratma potansiyeli taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Andy Burnham, uzun yıllar İşçi Partisi’nin önemli isimlerinden biri olarak biliniyor. 2010-2015 yılları arasında partinin gölge sağlık bakanlığını yürüten ve 2015 liderlik yarışında Jeremy Corbyn’e karşı kaybeden Burnham, 2017’de Büyük Manchester Belediye Başkanı seçilerek yerel siyasette etkili bir figür haline geldi. Gösterdiği başarılı yönetim, özellikle ulaşım ve sağlık politikalarındaki popüler adımları sayesinde onu ulusal çapta yeniden gündeme taşıdı. Ancak Burnham’ın milletvekili olmaması, liderlik yarışına girmesini engelliyor. İşte bu noktada Makerfield ara seçimi devreye giriyor. Makerfield, İşçi Partisi’nin geleneksel olarak güçlü olduğu bir bölge; 2019 genel seçimlerinde partinin adayı Yvonne Fovargue yüzde 59,7 oy almıştı. Ancak Fovargue’nin emekli olması nedeniyle boşalan koltuğu Burnham’ın kazanması neredeyse garanti görülüyor.
Starmer ise bu gelişmelere karşı net bir pozisyon aldı. “Koltuğumu korumak için savaşacağım” diyen başbakan, partisini bölücü girişimlere izin vermeyeceğini belirtti. İşçi Partisi’nin 2024 genel seçimlerinden zaferle çıkmasının ardından Starmer, parti içinde muhafazakar kanadın hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya. Burnham’ın yükselişi, özellikle partinin sol kanadı için Starmer’ın merkez politikalarına karşı bir alternatif oluşturuyor. Ayrıca kamuoyu yoklamaları, Burnham’ın Starmer’dan daha popüler olduğunu gösteriyor; bu da liderlik değişikliğinin seçmen nezdinde karşılık bulabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu iç siyasi çekişme yalnızca İngiltere sınırlarında kalmıyor. Birleşik Krallık, Brexit sonrası AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirirken, Ukrayna savaşı nedeniyle güvenlik politikalarında aktif rol oynuyor. Starmer’ın istikrarlı liderliği, Batı ittifakında güven vermişti. Ancak Burnham’ın olası bir liderliği, özellikle İskoçya’nın bağımsızlık talepleri ve Kuzey İrlanda protokolü müzakerelerinde farklı bir yaklaşım getirebilir. Burnham, daha sosyal demokrat bir çizgi izleyerek kamu hizmetlerine daha fazla yatırım vaat ediyor. Bu da İngiltere’nin küresel rekabet gücünü etkileyebilir. Ayrıca Avrupa’da yükselen popülist dalga göz önüne alındığında, İşçi Partisi içindeki değişimin AB ve NATO ile ilişkilere yansımaları olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki bu siyasi hareketlilik, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de dolaylı etkiler yaratabilir. Birleşik Krallık, Türkiye’nin önemli bir ticaret ortağı ve NATO müttefiki. Starmer hükümetinin Ukrayna’ya desteği ve Rusya’ya yaptırımları Ankara ile uyumlu bir çizgi izliyor. Olası bir liderlik değişikliği, İngiltere’nin dış politikasında öngörülemezliğe yol açarak Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki hesaplarını etkileyebilir. Ayrıca Burnham’ın daha sosyal demokrat bir söylemi, Türkiye-AB ilişkilerinde İngiltere’nin tutumunu da değiştirebilir. Ancak bu etkilerin somutlaşması için Burnham’ın önce seçimi kazanması ve ardından liderlik mücadelesini başarıyla sonuçlandırması gerekiyor.