İngiltere siyasetinde son yılların en çarpıcı yükselişlerinden birine imza atan Keir Starmer, Jeremy Corbyn’in gölgesinden kurtulup İşçi Partisi’ni yeniden iktidara taşıyan lider olarak tarihe geçti. Ancak bu zafer, beklenenin aksine, onu daha da kararlı ve güçlü kılmak yerine, iktidarın getirdiği sorumluluklar karşısında adeta donup kalmış bir figüre dönüştürdü. 11 yıl gibi kısa bir sürede milletvekilliğinden başbakanlığa uzanan bu siyasi yolculuk, bir Shakespeare trajedisini andırıyor: Starmer’ın acımasızlığı, Corbyn etkisini silmekte gösterdiği kararlılık iktidarı kazanmasını sağladı; ancak aynı keskinlik, iktidarı nasıl kullanacağı konusunda tam bir belirsizliğe dönüştü.
Liderlik Yolculuğu: Corbyn Mirasından Zafer Köprüsüne
Starmer’ın siyasi kariyeri, 2015 yılında milletvekili seçilmesiyle başladı. Kısa sürede Corbyn kabinesinde Gölge Brexit Bakanı olarak dikkat çekti. 2019 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nin ağır yenilgisinin ardından parti liderliğine seçilen Starmer, partiyi Corbyn’in radikal sol politikalarından uzaklaştırarak merkeze çekmek için sistematik bir mücadele yürüttü. Anti-Semitizm suçlamalarıyla sarsılan partide disiplin sağladı, Corbyn’i partiden uzaklaştırdı ve ekonomik güvenilirliği yeniden tesis etti. Bu strateji, 2024 genel seçimlerinde büyük bir zafer kazanmasını sağladı: İşçi Partisi, Avam Kamarası’nda ezici bir çoğunluk elde etti. Ancak zafer sarhoşluğu kısa sürdü.
İktidarının ilk aylarında Starmer, net bir politika vizyonu ortaya koymakta zorlandı. Kabine atamaları, ideolojik bir yönelimden ziyade pragmatik bir denge arayışını yansıttı. Ekonomik büyüme vaatleri, kamu harcamalarına dair kesintiler ve vergi artışlarıyla çelişir hale geldi. Sağlık sistemindeki kriz, artan yaşam maliyeti ve göç sorunları karşısında hükümetin tepkileri yavaş ve belirsiz kaldı. Starmer’ın “değişim” vaadi, yerini bir tür idari durağanlığa bıraktı. Muhalefet ve medya, liderin kararsızlığını ve kolektif liderlik anlayışını “zayıflık” olarak yorumlamaya başladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İngiltere’nin Yeni Rol Arayışı
Starmer’ın iktidardaki kararsızlığının uluslararası yansımaları da oldu. Brexit sonrası İngiltere, küresel sahada yeni bir rol tanımlama ihtiyacı duyarken, Starmer hükümeti Avrupa Birliği ile ilişkilerde daha yakınlaşma sinyalleri verse de somut adımlar atmaktan kaçındı. Ukrayna’ya askeri yardım konusunda kararlı duruşu, diğer alanlardaki belirsizlikle gölgelendi. İklim değişikliği politikalarındaki yavaşlama, uluslararası çevre hareketlerinin eleştirisine yol açtı. Starmer’ın “güvenli dış politika” söylemi, bazı çevrelerce “eylemsizlik” olarak yorumlandı. ABD ve Kanada gibi geleneksel müttefiklerle ilişkilerde ise bir yenilik getirilmedi. Eski Başbakan Boris Johnson’ın gösterişli diplomatik tarzının aksine, Starmer’ın mütevazı ve temkinli yaklaşımı, İngiltere’nin küresel etkisini azaltma riski taşıyor.
Ülke içinde ise Starmer’ın liderlik tarzı, siyasi tabloyu daha da karmaşık hale getirdi. Muhafazakar Parti’nin dağınıklığı karşısında avantajlı görünen İşçi Partisi, hükümetin icraatlarındaki yavaşlık nedeniyle kamuoyu desteğini kaybetmeye başladı. Yerel seçimlerdeki düşüş, partinin zafer coşkusunun ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Starmer’ın bir sonraki genel seçimde güven tazelemesi, iç politikadaki başarısına bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starmer’ın iktidardaki belirsizliği, Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından bir fırsat penceresi aralıyor olabilir. İngiltere’nin Brexit sonrası ticari anlaşmalar arayışı, Türkiye’nin de benzer bir politik yönelimle örtüşüyor. Ancak Starmer hükümetinin dış politikadaki temkinli tutumu, Türkiye’nin Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve savunma sanayii gibi alanlardaki beklentilerini karşılamakta yetersiz kalabilir. NATO müttefiki olarak iki ülke arasındaki iş birliği potansiyeli yüksek olmasına rağmen, Starmer’ın net bir vizyon ortaya koyamaması, bu potansiyelin hayata geçmesini geciktirebilir. Öte yandan, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerinde İngiltere’nin daha yapıcı bir rol üstlenmesi mümkün görünmüyor. Bu durum, Türkiye’nin küresel dengelerdeki pozisyonunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.