İsrail’in, diplomatik tanıma karşılığında Somaliland’a asker konuşlandırdığı bildiriliyor. Middle East Eye’ın üst düzey bir Somalilandlı yetkiliye dayandırdığı habere göre, İsrail'in bu adımı, Kızıldeniz'deki stratejik çıkarlarını güvence altına almayı ve bölgede artan Çin etkisine karşı bir denge oluşturmayı hedefliyor. İsrail veya Somaliland tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, gelişme Doğu Afrika’daki jeopolitik denklemleri yeniden şekillendirebilir.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Somaliland arasındaki ilişkiler, 2020 yılında ABD aracılığıyla diplomatik tanıma görüşmelerinin başlamasıyla ivme kazandı. Somaliland, 1991 yılında Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmesine rağmen uluslararası alanda tanınmıyor. İsrail'in tanıma karşılığında askeri üs ve ekonomik yardım talepleri uzun süredir gündemdeydi. Haberde, 2023 yılının son aylarında İsrail askerlerinin Somaliland’ın Berbera limanı ve çevresinde konuşlandığı iddia ediliyor. Berbera, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan stratejik bir ticaret yolu olan Kızıldeniz’e açılan kapı konumunda. İsrail’in bu limanı, Yemen’deki Husilere karşı deniz güvenliği operasyonları için kullanmayı planladığı belirtiliyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ve Somaliland hükümeti sözcüleri konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Ancak bölgesel kaynaklar, İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın da desteğini alarak Kızıldeniz’de kalıcı bir askeri varlık oluşturmaya çalıştığını öne sürüyor. İsrail’in daha önce Etiyopya ve Sudan’daki diplomatik girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması, Somaliland hamlesini daha da kritik hale getiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Somaliland’daki İsrail varlığı, Kızıldeniz’deki güç dengesini derinden etkileyecek bir gelişme. Bölge halihazırda Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye’nin rekabetine sahne oluyor. Özellikle Babülmendep Boğazı’nın kontrolü, küresel ticaretin %10’undan fazlasını oluşturan enerji ve yük trafiği için hayati önem taşıyor. İsrail’in bu bölgeye yerleşmesi, Yemen’deki İran destekli Husilere karşı yürütülen uluslararası deniz operasyonlarına doğrudan katkı sağlayabilir. Öte yandan, Çin’in Cibuti’deki askeri üssü ve Afrika Boynuzu’ndaki artan nüfuzu, İsrail’i Batılı müttefikleriyle birlikte hareket etmeye itiyor.
Türkiye, Somali ile yakın ilişkileri ve Kızıldeniz’deki askeri varlığı (Suudi Arabistan’daki TCG üssü) nedeniyle bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Ankara, Somaliland’ın bağımsızlığını tanımıyor ve Somali’nin toprak bütünlüğünü destekliyor. Dolayısıyla, İsrail’in Somaliland’a asker konuşlandırması, Türkiye’nin Somali ile olan askeri işbirliği anlaşmalarını ve bölgedeki nüfuzunu doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Katar krizi ve Müslüman Kardeşler eksenli ayrışmalar, bölge ülkelerinin ittifaklarını değiştiriyor. İsrail’in bu hamlesi, Arap dünyasında tepki çekebilir ve Türkiye’nin Filistin politikası bağlamında yeni gerilimlere yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Somaliland'a asker sevk etmesi, Türkiye'nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz stratejisi açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, Somali ile güçlü bağlara sahip olup, Mogadişu'da büyükelçilik, askeri üs ve büyük altyapı yatırımları bulundurmaktadır. Somaliland'ın tanınması ve İsrail askerlerinin konuşlanması, Somali'nin toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılanabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu zayıflatma potansiyeli taşırken, aynı zamanda Ankara'yı Somali ile ilişkilerini daha da derinleştirmeye ve bölgesel ittifaklarını gözden geçirmeye zorlayabilir. Kızıldeniz'deki güç dengeleri değişirken, Türkiye'nin askeri ve diplomatik adımları, küresel rekabetteki konumunu belirleyecek.