Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, göreve geldiği günden bu yana ülkesini istikrar ve ılımlılıkla yönetme vaadinde bulunmuştu. Ancak, göç politikasından ekonomik krize, Kabine atamalarından uluslararası ilişkilere kadar pek çok alanda eleştirilerin hedefi oldu. Peki, Starmer'ın Başbakanlık dönemi nerede yanlış gitti? Ve nerede, ne kadar başarılı oldu?
Gelişmelerin Arka Planı
Keir Starmer, 2024 yılında yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi'ni zafere taşıyarak Başbakan oldu. Seçim kampanyasında “değişim” ve “yeniden inşa” söylemleriyle öne çıkan Starmer, özellikle Brexit sonrası istikrarsızlık yaşayan Birleşik Krallık'ta güven tazelemeyi hedefledi. Ancak, başarısızlıklar hızla belirginleşti.
Starmer'ın en büyük başarısızlığı, göç politikası oldu. Ruanda ile imzalanan ve sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesini öngören anlaşma, yargı engeline takıldı ve uluslararası kamuoyunda tepki topladı. Starmer'ın bu konuda net bir strateji geliştirememesi, partisi içinde de huzursuzluğa yol açtı. Öte yandan, ekonomideki durgunluk ve artan enflasyon, hükümetin popülaritesini ciddi şekilde erozyona uğrattı.
Başarı hanesine ise, NHS'ye (Ulusal Sağlık Hizmeti) yaptığı yatırımlar ve iklim değişikliğiyle mücadelede attığı adımlar yazılabilir. Starmer, yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak karbon nötr hedefine bir adım daha yaklaşılmasını sağladı. Ayrıca, Avrupa Birliği ile ilişkileri iyileştirme çabaları da olumlu karşılandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Starmer'ın dönemi, Birleşik Krallık'ın küresel sahnede etkisini sürdürme çabalarına sahne oldu. Özellikle Ukrayna'ya askeri destek ve Çin'e yönelik denge politikası, dış politikada öne çıkan başlıklardı. Ancak, ABD ile ilişkilerde Trump yönetimiyle yaşanan gerginlikler ve Avrupa ülkeleriyle Brexit sonrası ticaret anlaşmalarının yavaş ilerlemesi, Starmer'ın başarısını gölgeledi.
İsrail-Filistin çatışması konusunda aldığı tavır da tartışmalıydı. Starmer, İsrail'in Gazze operasyonlarına verdiği destek nedeniyle Müslüman toplum ve sol kesimden tepki çekti. Bu durum, iç politikada da kendisine mâl oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starmer dönemi, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde belirgin bir değişiklik yaratmadı. Ancak, Brexit sonrası İngiltere'nin Serbest Ticaret Anlaşması arayışları, Türkiye ile ticari bağların güçlenmesine fırsat tanıyabilirdi. Göç politikasındaki başarısızlık, Türkiye'den İngiltere'ye yönelen düzensiz göç rotalarını etkileyebilir. Ayrıca, İngiltere'nin savunma sanayiinde Türkiye ile işbirliği potansiyeli, Starmer yönetiminde yeterince değerlendirilemedi. Küresel anlamda ise, İngiltere'nin istikrarsızlığı, Türkiye'nin Avrupa'daki dengeler açısından önemini artırabilir.