İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkedeki siyasi çalkantının giderek derinleşmesiyle birlikte istifa etmesi yönünde artan spekülasyonların odağında yer alıyor. Parti içi muhalefet ve kamuoyu baskısı altında ezilen Starmer, son günlerde kabine üyeleriyle bir dizi acil telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bloomberg’in Daybreak Europe programının sunucusu Lizzy Burden, konuya ilişkin değerlendirmelerinde, başbakanın koltuğunun sallandığını ve bu durumun ülkedeki siyasi dengeleri kökünden değiştirebileceğini belirtti. Starmer’ın liderliği, özellikle ekonomi politikalarındaki başarısızlık ve parti disiplinindeki zafiyet nedeniyle sorgulanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Keir Starmer, 2020 yılında İşçi Partisi lideri seçildikten sonra partiyi merkez sola çekmeye çalışmıştı. Ancak 2024 genel seçimlerinde beklenen çıkışı yapamayan lider, Muhafazakâr Parti karşısında beklenen zaferi elde edememişti. Son dönemde ülkede artan enflasyon, kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve sağlık sistemindeki kriz, Starmer’ın popülaritesini ciddi şekilde aşındırdı. Parti içinden gelen istifa çağrılarına bir yenisini de eski başbakan yardımcılarından biri ekledi. Siyasi kulislerde, Starmer’ın yerine geçebilecek isimler arasında Maliye Gölge Bakanı Rachel Reeves ve Dışişleri Gölge Bakanı David Lammy’nin adı geçiyor. Ancak parti içinde net bir halefin bulunmaması, kaosu daha da derinleştiriyor.
Bloomberg’in haberine göre Starmer, son 48 saat içinde aralarında İçişleri Bakanı Yvette Cooper ve Sağlık Bakanı Wes Streeting’in de bulunduğu önemli kabine üyeleriyle telefonla görüştü. Görüşmelerin içeriği net olarak bilinmese de, kaynaklar bu temasların istifa senaryolarını masaya yatırmak amacı taşıdığını iddia ediyor. Starmer’ın ofisinden yapılan kısa açıklamada ise başbakanın görevinin başında olduğu ve çalışmalarına devam ettiği vurgulandı, ancak bu açıklama piyasaları ve siyasi çevreleri tatmin etmekten uzak kaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere’deki bu siyasi belirsizlik, yalnızca ada ülkesini değil, Avrupa ve küresel siyaseti de yakından ilgilendiriyor. Brexit sonrası dönemde uluslararası arenada yeni bir yol haritası belirlemeye çalışan Londra yönetimi, özellikle ABD ve AB ile ilişkilerinde sıkıntı yaşıyor. Starmer’ın istifa etmesi durumunda İşçi Partisi’nin iktidara gelme şansı daha da zayıflayacak, Muhafazakâr Parti’nin ise seçimleri kazanma olasılığı artacak. Bu, İngiltere’nin dış politikasında daha sert bir çizgiye, özellikle AB ile mesafenin açılmasına neden olabilir. Küresel piyasalar da bu gelişmeleri yakından takip ediyor; sterlin döviz kurlarında dalgalanmalar yaşanırken, FTSE 100 endeksinde ise sınırlı bir düşüş gözlemlendi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye’nin dış ticaret ve yatırım ilişkileri açısından riskler barındırıyor. Türkiye, İngiltere ile bir serbest ticaret anlaşması imzalamış ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi 20 milyar doları aşmış durumda. Starmer’ın istifa etmesi veya hükümetin zayıflaması, bu anlaşmanın uygulanmasında gecikmelere ve yeni ticaret engellerine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye’nin NATO ve Avrupa güvenliği konularında İngiltere ile olan iş birliği de bu krizden olumsuz etkilenebilir. Ankara’nın, Londra’daki gelişmeleri yakından izlemesi ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.