Nobel Barış Ödülü sahibi Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in partisi, ülke genelinde yapılan genel seçimlerde ezici bir çoğunluk elde etti. Ancak oylama sürecine, ülkenin birçok bölgesinde devam eden huzursuzluk ve komşu ülkelerle yaşanan gerginlikler gölge düşürdü. Seçim sonuçları, Abiy Ahmed'in siyasi üstünlüğünü teyit ederken, Etiyopya'nın karşı karşıya olduğu derin siyasi ve etnik krizlerin çözümüne dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Seçimler ve Zaferin Gölgesindeki Krizler
Abiy Ahmed liderliğindeki Refah Partisi, oyların büyük çoğunluğunu alarak parlamentodaki hakimiyetini pekiştirdi. Ancak seçim süreci, Tigray bölgesindeki kanlı çatışmalar, Oromiya ve Amhara bölgelerindeki etnik gerilimler ve ülkenin kuzeyinde devam eden insani kriz nedeniyle gölgelendi. Muhalefet partileri, seçimlerin adil ve şeffaf olmadığı yönünde suçlamalarda bulunurken, uluslararası gözlemciler de oylama sürecinde önemli usulsüzlükler olduğunu rapor etti.
Özellikle Tigray bölgesinde, Abiy Ahmed'in 2020'de başlattığı askeri operasyonun ardından patlak veren iç savaş, seçimlerin yapılmasını engelledi. Tigraylıların oy kullanamadığı seçimler, ülkenin siyasi birliği açısından önemli bir eksiklik olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Abiy Ahmed'in ülkeyi birleştirme vaadine gölge düşürürken, etnik gruplar arasındaki ayrışmayı daha da derinleştirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Komşularla Gerginlikler ve Jeopolitik Riskler
Etiyopya'daki iç karışıklıklar yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor; bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Abiy Ahmed'in Mısır ve Sudan ile Nil Nehri üzerinde yürüttüğü Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) anlaşmazlığı, diplomatik gerilimleri tırmandırmış durumda. Barajın doldurulması ve işletilmesi konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, bölgede su krizi riskini artırıyor. Ayrıca Etiyopya, Eritre ile sınır anlaşmazlığı ve Somali'deki istikrarsızlık nedeniyle karmaşık bir güvenlik ortamında varlığını sürdürüyor.
Küresel aktörler, Etiyopya'daki gelişmeleri yakından izliyor. Afrika Boynuzu'ndaki istikrarın sağlanması, uluslararası toplum için kritik öneme sahip. Çin, Körfez ülkeleri ve Batılı güçler, bölgede nüfuz mücadelesi verirken, Etiyopya'nın iç savaşı ve insani krizi daha geniş bir mülteci krizine yol açma potansiyeli taşıyor. Abiy Ahmed'in seçim zaferi, kısa vadede siyasi istikrar sağlasa da, ülkenin karşı karşıya olduğu yapısal sorunların çözümü için yetersiz kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye’nin Afrika açılımı politikası kapsamında stratejik öneme sahip bir ülke. Türkiye, Etiyopya ile askeri iş birliği, kalkınma yardımları ve ticari ilişkilerini derinleştirmiştir. Etiyopya’daki istikrarsızlık, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki diplomatik ve ekonomik yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle Somali’deki Türk askeri varlığı ve Katar ile olan ilişkiler, Etiyopya’daki gelişmelerden doğrudan etkilenebilecek alanlardır. Ayrıca, Etiyopya’da artan çatışma riski, bölgede yeni bir mülteci dalgasına yol açarak Türkiye’nin zaten ağır olan mülteci yükünü dolaylı olarak artırabilir. Bu nedenle Ankara, Etiyopya’da barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürmelidir.