İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başbakanlık görevinden ayrılırken milletvekillerine veda etti ve halefi Andy Burnham'a tam destek sözü verdi. Starmer, Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada Burnham'ı "ülkeyi birleştirecek lider" olarak nitelendirirken, muhalefet ve hükümet arasında iş birliği çağrısında bulundu. Pazartesi günü resmen görevi devralması beklenen Burnham, ülkenin on yıl içindeki yedinci başbakanı olacak.
Gelişmenin Arka Planı
Keir Starmer, 2024 seçimlerini kazanarak başbakan olmuştu ancak hükümeti kısa sürede ekonomik kriz, kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve siyasi çekişmelerle boğuşmak zorunda kaldı. İstifa kararının arkasında kamuoyu yoklamalarındaki düşüş ve kendi partisi içindeki muhalefetin artması yatıyor. Starmer'ın veda konuşmasında özellikle sağlık ve eğitim reformlarına vurgu yapması, bu alanlarda başarısız olduğu eleştirilerine karşı bir savunma olarak yorumlandı. Andy Burnham ise eski Sağlık Bakanı olarak özellikle kuzey İngiltere'de popüler. Küresel siyasi dalgalanmaların ortasında Burnham'ın liderliğe hazır olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'taki bu siyasi değişim, Avrupa ve ötesinde yakından takip ediliyor. Burnham'ın başbakanlığı, Brexit sonrası AB ile ilişkilerin yeniden şekillenmesi, Ukrayna'ya askeri yardım politikaları ve iklim değişikliği hedefleri gibi konularda rotayı değiştirebilir. Özellikle AB ile ticaret anlaşmalarının iyileştirilmesi ve göç politikalarında daha ılımlı bir çizgi bekleniyor. Uzmanlar, Burnham'ın ulusal sağlık sistemi (NHS) ve bölgesel eşitsizlikler konusundaki vaatlerinin, İskoçya ve Galler'de ayrılıkçı hareketleri etkileyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'taki liderlik değişimi Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, iki ülke arasındaki ticari ve savunma ilişkileri nedeniyle Ankara hükümeti süreci dikkatle izlemektedir. Burnham'ın AB ile yakınlaşma vaadi, Brexit sonrası Türkiye'nin İngiltere ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmasının revizyonu anlamına gelebilir. Ayrıca Ukrayna politikasında süreklilik beklenirken, Doğu Akdeniz'deki denge arayışında İngiltere'nin pozisyonu Türk dış politikası için önemini koruyor.