Sri Lanka'da muhalefet partileri, eski istihbarat şefi Suresh Sallay'ın tutukluluk koşullarını protesto etmek amacıyla başkent Kolombo'da bir protesto gösterisi başlattı. Sallay, 27 Şubat'tan bu yana gözaltında tutulduğu sırada kötü muameleye maruz kaldığını iddia ederek ölüm orucuna başlamış ve dün gece Ulusal Hastane'ye kaldırılmıştı. Eski istihbarat şefi, ülkenin eski cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa döneminde Devlet İstihbarat Servisi'nin (SIS) başında bulunuyordu ve 2019 Paskalya saldırılarının önlenememesiyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Sallay, tutukluluk koşullarının insanlık dışı olduğunu belirterek, "Hücremde sürekli gözetim altındayım, uyumama izin verilmiyor ve tıbbi bakımdan mahrum bırakılıyorum" ifadelerini kullandı. Muhalefet liderleri, özellikle eski cumhurbaşkanı Mahinda Rajapaksa ve mevcut muhalefet partisi Samagi Jana Balawegaya (SJB), Sallay'ın serbest bırakılması ve adil yargılanması çağrısında bulundu.
Gelişmenin arka planı: Paskalya saldırıları ve siyasi hesaplaşma
Suresh Sallay'ın tutuklanması, 21 Nisan 2019'da Sri Lanka'da üç kilise ve üç lüks otele düzenlenen ve 269 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açan intihar saldırılarıyla ilgili soruşturmanın bir parçası. Saldırılar, o dönemde Devlet İstihbarat Servisi'nin Hintli mevkidaşlarından gelen uyarıları dikkate almamakla suçlandığı bir skandala yol açmıştı. Sallay, saldırılardan birkaç gün önce istifa etmişti ancak soruşturma komisyonu, istihbarat zafiyeti nedeniyle onu sorumlu tuttu. 2022'de gözaltına alınan Sallay, o zamandan beri cezaevinde. Tutukluluğunun başlangıcından bu yana sağlık sorunları yaşayan Sallay, geçen hafta ölüm orucuna başlama kararı aldı. Gözaltı koşullarının ağırlaştırılması, muhalefet partilerinin ve insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti. SJB lideri Sajith Premadasa, "Suresh Sallay'ın başına gelenler, bu ülkede hukukun üstünlüğünün ne durumda olduğunu gösteriyor. Ona yapılan muamele kabul edilemez" dedi. Hükümet ise Sallay'ın yasal süreç içinde adil yargılanacağını savunuyor.
Bölgesel boyut: Sri Lanka'daki siyasi kriz ve güvenlik endişeleri
Bu protesto, Sri Lanka'da siyasi istikrarsızlığın devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor. Ülke, 2022'deki tarihi ekonomik çöküşün ardından toparlanmaya çalışırken, hükümet ile muhalefet arasındaki gerilim yüksek. Eski istihbarat şefinin durumu, yargı bağımsızlığı ve insan hakları konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Uluslararası Af Örgütü, Sallay'ın gözaltı koşullarının işkenceye eşdeğer olduğunu belirterek acilen serbest bırakılmasını talep etti. Öte yandan, Hindistan ve Çin gibi bölgesel güçler, Sri Lanka'daki siyasi gelişmeleri yakından izliyor. Hindistan, Sri Lanka'nın istikrarını kendi güvenliği için önemli görürken, Çin ise ada ülkesindeki yatırımlarının güvence altına alınmasını istiyor. Bu protesto, Sri Lanka'nın iç siyasetinin bölgesel dengeleri de etkileyebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki bu gelişme, Türkiye'nin Hint Okyanusu'ndaki stratejik çıkarları açısından dolaylı bir öneme sahip. Türkiye, son yıllarda Sri Lanka ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabası içinde. Özellikle 2022 sonrası Sri Lanka'nın ekonomik krizinde Türkiye, insani yardım ve ticari işbirliği teklifleriyle öne çıktı. Ancak iç siyasi istikrarsızlık, bu ilişkilerin derinleşmesini engelleyebilir. Türkiye, Sri Lanka'da hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusundaki hassasiyetini, uluslararası platformlarda dile getirebilir. Ayrıca, benzer şekilde istihbarat zafiyeti iddialarıyla karşı karşıya kalan Türkiye, bu tür davaların yargı bağımsızlığı çerçevesinde çözülmesinin önemini vurguluyor. Bölgesel olarak, Sri Lanka'daki istikrarsızlık Hint Okyanusu'ndaki deniz ticaret yollarını etkileyebileceğinden, Türkiye'nin bu bölgedeki varlığını gözden geçirmesine neden olabilir.