Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkedeki genel seçimlerde zafer kazandığını ilan etti. Kesin olmayan ilk sonuçlara göre Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 49.82’sini alarak birinci sırada yer aldı. Seçim, Ermenistan’ın Rusya ile ilişkileri ve Moskova’nın Güney Kafkasya’daki nüfuzunun sınandığı bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Erivan’daki sandıkların yüzde 100’ü açılmasa da Paşinyan destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, “Halkımız bize güvendi, bu zafer hepimizin” dedi.
Gelişmenin arka planı
Ermenistan’da 20 Haziran 2021’de yapılan erken genel seçim, ülkenin 2020 sonbaharında Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile yaşadığı savaşın ardından gelen siyasi krizin bir çözümü olarak görülüyordu. Paşinyan, savaşta alınan ağır yenilginin ardından istifa etmek zorunda kalmış, ancak geçici başbakan olarak göreve devam etmişti. Seçim kampanyası boyunca muhalefet, Paşinyan’ı Karabağ’da toprak kaybıyla sonuçlanan barış anlaşmasını imzalamakla eleştirdi. Buna karşılık Paşinyan, barışın ülkeye istikrar getireceğini ve ekonomik toparlanmanın ancak bu sayede mümkün olacağını savundu. Seçim günü sandık başına giden Ermeni halkı, 2 milyonu aşkın kayıtlı seçmenle katılım oranının yüksek olduğu bir oylama gerçekleştirdi. Uluslararası gözlemciler seçimin genel olarak özgür ve adil olduğunu belirtti.
Seçim sonuçları, Paşinyan’ın mevcut siyasi krizden güçlenerek çıkmasını sağlarken, muhalefet partileri ise oy oranlarının düşük kalması nedeniyle hayal kırıklığı yaşadı. İkinci sırada yer alan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifak yüzde 27.54 oy alırken, diğer muhalefet partileri yüzde 5’lik barajın altında kaldı. Paşinyan’ın zaferi, ülkenin Rusya’ya bağımlılığını azaltma yönündeki politikalarına halk desteği anlamına geliyor. Ancak Moskova, Ermenistan’ın güvenlik ve enerji alanındaki bağımlılığı nedeniyle Erivan üzerindeki etkisini sürdürmeye devam ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Seçim sonuçları, yalnızca Ermenistan iç siyaseti için değil, tüm Güney Kafkasya bölgesi ve Rusya’nın etki alanı için kritik önem taşıyor. Paşinyan’ın Batı yanlısı söylemlerine rağmen Ermenistan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üyesi olarak Moskova’ya askeri açıdan bağımlı. Rusya’nın Ermenistan’da iki askeri üssü bulunuyor ve ülke ekonomisi büyük ölçüde Rus yatırımlarına ve para transferlerine dayanıyor. Seçim öncesinde Paşinyan, Rusya ile ilişkileri dengelemeye çalıştığını ancak egemenlikten ödün vermeyeceğini vurguladı. BBC’ye konuşan uzmanlar, Paşinyan’ın zaferinin Rusya’nın bölgedeki etkisinin azalması anlamına gelmeyebileceğini; aksine Kremlin’in yeni hükümetle pragmatik bir işbirliği arayışına gireceğini belirtiyor. Öte yandan, Türkiye ile sınır kapılarının açılması gibi normalleşme adımları, Paşinyan’ın ikinci döneminde yeniden gündeme gelebilir.
Ermenistan seçimleri, aynı zamanda ABD ve Avrupa Birliği’nin de dikkatle izlediği bir süreç oldu. Batılı ülkeler, Paşinyan’ın reform vaatlerine ve demokratikleşme çabalarına destek verirken, seçimin ardından yeni hükümetle ilişkilerin güçlenmesi bekleniyor. Ancak Rusya’nın, Batı’nın bölgede artan nüfuzuna karşı hamleler yapması muhtemel. Uzmanlar, Paşinyan’ın ikinci döneminde denge siyaseti izlemek zorunda kalacağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan’daki seçim sonuçları, Türkiye’nin Güney Kafkasya politikası açısından önemli bir gelişmedir. Paşinyan’ın zaferi, Ankara ile Erivan arasında başlatılan normalleşme sürecinin devamı için fırsat yaratabilir. 2021 sonunda başlayan özel temsilci görüşmeleri henüz somut ilerleme kaydetmemiş olsa da, Paşinyan’ın iktidarda kalması sürecin sürekliliği açısından olumlu. Öte yandan, Türkiye’nin Azerbaycan ile stratejik müttefiklik ilişkisi, Ermenistan ile normalleşme adımlarının Karabağ sorununun çözümüne bağlı olmasına neden oluyor. Paşinyan’ın barış yanlısı söylemleri, Türkiye’nin bölgesel istikrar arayışlarıyla örtüşse de, Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığı nedeniyle Ankara’nın elinin güçlü olmadığı değerlendiriliyor. Türkiye, bu denklemde Azerbaycan’ın kazanımlarını koruyarak, Ermenistan ile ilişkileri geliştirme yönünde adımlar atabilir. Ancak Paşinyan’ın Rusya’ya karşı izleyeceği politika, Türkiye’nin manevra alanını doğrudan etkileyecektir.