Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Pakistan'ın uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu 'B-'den 'B'ye yükseltti. Kararın gerekçesi olarak ülkedeki kurumsal istikrarın artması ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen reform sürecindeki ilerleme gösterildi. S&P, not görünümünü ise 'durağan' olarak belirledi. Bu gelişme, Pakistan'ın son yıllarda yaşadığı ekonomik kriz ve siyasi belirsizliklerin ardından uluslararası piyasalarda güven tazelemesi olarak yorumlanıyor. Not artışı, Pakistan'ın borçlanma maliyetlerini düşürmesi ve yabancı yatırım çekmesi açısından kritik önem taşıyor. S&P, önümüzdeki 12 ay içinde notun daha da yükseltilebileceği sinyalini verdi; ancak bunun için reformların sürekliliği ve dış finansman ihtiyacının karşılanması gerektiğine dikkat çekti.
Gelişmenin Arka Planı
Pakistan, son yıllarda yüksek enflasyon, artan kamu borcu ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyordu. 2022'deki yıkıcı sel felaketi ekonomiyi daha da kırılgan hale getirmişti. Ülke, IMF ile 2023'te varılan 3 milyar dolarlık stand-by düzenlemesi çerçevesinde kemer sıkma politikaları uygulamaya başladı. Bu reformlar arasında enerji sübvansiyonlarının kaldırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve döviz kuru esnekliğinin artırılması yer alıyor. S&P'nin not artırım kararı, özellikle IMF'nin üçüncü gözden geçirmesini başarıyla tamamlayarak 1.1 milyar dolarlık dilimi serbest bırakmasının ardından geldi. Kuruluş, Pakistan'ın dış likidite baskılarının azaldığını ve rezervlerinin toparlandığını belirtti. Ancak Pakistan hâlâ yüksek borç yükü ve düşük büyüme oranlarıyla karşı karşıya; 2024 mali yılında GSYH büyümesinin %2,5 civarında olması bekleniyor.
Not artışı, Pakistan hükümeti tarafından memnuniyetle karşılandı. Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb, bu kararın uluslararası yatırımcı nezdinde güven tazeleyici olduğunu ve ülkenin kalkınma hedefleri için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Buna karşın, bazı ekonomistler, not artışının kalıcı olması için yapısal reformların derinleştirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Özellikle enerji sektörünün yeniden yapılandırılması, kamu işletmelerinin özelleştirilmesi ve yolsuzlukla mücadelede somut adımlar atılması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan'ın kredi notunun yükseltilmesi, sadece ülke ekonomisi için değil, Güney Asya bölgesi ve gelişmekte olan piyasalar açısından da önem taşıyor. Pakistan, Çin- Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) kapsamında Çin ile stratejik bağları olan bir ülke. Not artışı, Pekin'in bölgedeki yatırımlarının güvenliğine dair olumlu bir sinyal olarak yorumlanabilir. Ayrıca Hindistan ve Bangladeş gibi komşu ülkelerle rekabet halinde olan Pakistan, daha düşük borçlanma maliyetleri sayesinde yatırım çekme avantajı yakalayabilir. Küresel ölçekte ise bu karar, gelişmekte olan ülkelerin IMF reform programlarıyla toparlanma potansiyelini göstermesi açısından örnek teşkil ediyor. Ancak, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanma, Pakistan gibi dışa bağımlı ekonomiler için risk oluşturmaya devam ediyor. S&P, raporunda Pakistan'ın dış finansman ihtiyacının bu yıl 25 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun karşılanmasının kritik olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde yüksek enflasyon ve kredi notu baskısı yaşayan bir ülke olarak Pakistan örneğini yakından izlemelidir. S&P'nin not artırımı, IMF ile işbirliği ve kurumsal reformların uluslararası piyasalarda güven tazeleyici etkisini gösteriyor. Türkiye, kendi kredi notunu iyileştirmek için enflasyonu düşürücü politikalar ve mali disiplini önceliklendirmelidir. Ayrıca Pakistan'ın enerji sübvansiyonlarını kaldırarak mali açığı daraltma çabası, Türkiye'nin kamu maliyesi için dersler barındırıyor. Bölgesel olarak, Pakistan'ın toparlanması Orta Asya ve Güney Asya ticaret yollarında Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak Türkiye'nin kendi kredi notu görünümü, Pakistan'ın aksine hâlâ negatif; bu nedenle yerel reformların önemi daha da artıyor.