Southampton'da geçtiğimiz Salı günü düzenlenen protesto gösterisine, Henry Nowak'ın polis tarafından öldürülmesine ve tutumuna tepki göstermek isteyen sıradan vatandaşların yanı sıra, çok sayıda aşırı sağ lider, göçmen karşıtı fenomen ve bilinen faşistler de katıldı. Polis, gösterinin ardından 11 kişiyi gözaltına alırken, olaylar sırasında bir polis memuru yaralandı.
Nowak'ın ölümü ve polis tutumu protestoları tetikledi
Henry Nowak, 33 yaşında bir Polonya asıllı İngiliz vatandaşıydı. 14 Ağustos'ta Hampshire Polisi tarafından durdurulduktan sonra çıkan arbedede hayatını kaybetti. Ailesi, Nowak'ın epilepsi hastası olduğunu ve polisin müdahalesi sırasında gerekli tıbbi yardımı almadığını iddia ediyor. Olayın ardından başlatılan soruşturma devam ederken, Nowak'ın ölümü İngiltere'de polis şiddeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Protestocular, Nowak'ın öldürülmesini kınarken, polisin azınlıklara yönelik ayrımcı tutumunu da eleştirdi. Eylemde, "Adalet yoksa barış yok" ve "Polis şiddetine son" sloganları atıldı. Ancak gösterinin barışçıl başlayan atmosferi, aşırı sağcı grupların katılımıyla giderek gerginleşti.
Aşırı sağın profili: Kimler katıldı?
Gösteriye katılan aşırı sağ liderler arasında, Tommy Robinson olarak bilinen Stephen Yaxley-Lennon da vardı. Robinson, İngiliz İslam karşıtı aktivist ve English Defence League'in kurucusu olarak tanınıyor. Ayrıca, göçmen karşıtı sosyal medya fenomeni Mark Meechan ile "Britain First" adlı aşırı sağ grubun lideri Paul Golding de eylemde yer aldı. Bu isimlerin varlığı, protestonun amacından saptırılarak ırkçı ve yabancı düşmanı bir platforma dönüştüğü eleştirilerine neden oldu.
Uzmanlar, aşırı sağcıların Nowak'ın ölümünü kendi ideolojilerini meşrulaştırmak için kullandığını belirtiyor. Nowak'ın Polonya kökenli olması, bazı aşırı sağ grupların göçmen karşıtı söylemlerine malzeme sağlamış durumda. Oysa Nowak ailesi, oğullarının ölümünün siyasi amaçlar için kullanılmasını reddediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Aşırı sağın yükselişi
Southampton'daki protestolar, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İngiltere'de son yıllarda aşırı sağ grupların etkinliği artarken, bu tür olaylar polis-azınlık ilişkilerini daha da germe potansiyeli taşıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden örgütlenen aşırı sağ hareketler, yerel olayları küresel bir boyuta taşıyarak kendi gündemlerini dayatıyor.
Benzer şekilde, Amerika Birleşik Devletleri'nde George Floyd'un öldürülmesinin ardından patlak veren protestolar, aşırı sağ ve aşırı sol gruplar arasında çatışmalara sahne olmuştu. Uzmanlar, bu tür olayların toplumları kutuplaştırdığına ve şiddet riskini artırdığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'da yükselen aşırı sağ ve ırkçı akımları yakından takip ediyor. İngiltere'deki bu tür olaylar, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde azınlık hakları ve polis şiddeti gibi konuların gündeme gelmesine neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'de de benzer polis-azınlık gerilimleri yaşandığından, bu haber Türk kamuoyunda yankı bulabilir. Küresel aşırı sağ trendi, Türkiye'nin göçmen politikalarını ve ulusal güvenlik stratejilerini etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirilmeli.