İngiltere, sosyal medya platformlarına erişimde asgari yaş sınırı belirleyen en son ülke oldu. Bu adım, dünya genelinde büyük teknoloji şirketlerinin çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmaya yönelik düzenlemelere karşı koyduğu bir dönemde geldi. Avustralya, Fransa ve bazı ABD eyaletlerinin ardından Birleşik Krallık da 16 yaş altı kullanıcılar için sosyal medya erişimini kısıtlama yoluna gitti. Guardian'ın haberine göre, teknik devler bu hamlelere karşı lobi faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.
Düzenlemenin arka planı ve teknoloji şirketlerinin tepkisi
İngiltere hükümeti, geçtiğimiz hafta Çocuk Çevrimiçi Güvenlik Yasası kapsamında 16 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini kısıtlayan yeni bir düzenleme getirdi. Bu düzenleme, Meta (Facebook, Instagram), TikTok ve X (eski adıyla Twitter) gibi platformların, kullanıcıların yaşlarını doğrulamak için zorunlu kimlik doğrulama sistemleri kurmasını gerektiriyor. Şirketlerin buna uymaması halinde, küresel cirolarının yüzde 4'üne varan para cezaları uygulanabilecek. Teknoloji devleri ise düzenlemenin ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve teknik olarak uygulanmasının zor olduğunu savunuyor. Meta, yaş doğrulama için yapay zeka tabanlı yüz tanıma sistemleri geliştirdiğini ancak bunun gizlilik endişelerini artırdığını belirtiyor. Öte yandan, çocuk hakları savunucuları bu adımı memnuniyetle karşılarken, dijital haklar örgütleri aşırı kısıtlamalara karşı uyarıyor.
Avustralya, 2024 yılında 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren ilk ülke olmuştu. Fransa ise 15 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn izni zorunluluğu getirdi. ABD'de Utah ve Arkansas eyaletleri benzer yasalar çıkarırken, bu yasaların anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemelerde dava edildiği görülüyor. Birleşik Krallık'ın hamlesi, küresel bir trendin parçası olarak değerlendiriliyor. Teknoloji endüstrisi ise bu düzenlemelerin parçalı bir yapı oluşturduğunu ve küresel çapta uyumlu bir yaklaşımın gerektiğini savunuyor. Özellikle, yapay zeka araçlarıyla içerik denetiminin maliyeti ve lojistik zorluklar, şirketlerin temel itiraz noktaları arasında yer alıyor.
Küresel boyut: Yaş sınırı tartışmaları büyüyor
Dünya genelinde sosyal medyada yaş sınırı uygulamaları hızla yaygınlaşıyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında reşit olmayan kullanıcılar için koruyucu önlemler almayı planlıyor. Kanada ise çevrimiçi güvenlik yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, teknoloji şirketlerinin çocuk güvenliği konusundaki sorumluluklarını tartışmaya açıyor. Öte yandan, bazı uzmanlar yaş sınırlarının etkili olmayabileceğini, çünkü çocukların VPN gibi araçlarla bu kısıtlamaları aşabileceğini belirtiyor. Araştırmalar, sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin (anksiyete, depresyon, siber zorbalık) giderek arttığını gösteriyor. Bu nedenle, hükümetler daha sert önlemler almaya yöneliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sosyal medya kullanımı gençler arasında yaygınken, çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda benzer tartışmalar yaşanıyor. 2024'te yürürlüğe giren Dijital Ortamda Çocuk Haklarının Korunması Yönetmeliği, sosyal medya platformlarına yaş doğrulama yükümlülüğü getirmişti. Bu küresel eğilim, Türkiye'deki düzenlemelerin güçlendirilmesi için bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, uluslararası teknoloji şirketlerinin Türkiye'de de benzer uygulamalara zorlanması, dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında önemli bir adım olabilir. Ancak, ifade özgürlüğü ve veri gizliliği dengesinin iyi kurulması gerekiyor.