New York'un Syracuse kentinde yaşayan 81 yaşındaki Shiela Boyd, her ay düzenli olarak aldığı 298 dolarlık Supplemental Nutrition Assistance Program (SNAP) yardımının aniden kesilerek yalnızca 24 dolara düşmesiyle şok yaşadı. Sabit gelirli emekli Boyd, bu kesintinin ardından yaptığı açıklamada, "Kim bir ayda 24 dolarla geçinebilir? Bu, bir market alışverişinde bile yetmez" ifadelerini kullandı. Boyd'un yaşadığı bu durum, ABD'de pandemi sonrası uygulanan geçici SNAP artışlarının sona ermesi ve bazı eyaletlerin kendi ek yardımlarını kaldırmasıyla milyonlarca düşük gelirli haneyi etkileyen bir krizin yalnızca bir örneği.
Gelişmenin Arka Planı
SNAP (Supplemental Nutrition Assistance Program), ABD'de düşük gelirli birey ve ailelere gıda alımı için aylık mali destek sağlayan federal bir program. Pandemi döneminde Kongre, ihtiyaç sahiplerine ek destek sağlamak için SNAP ödemelerine geçici bir artış getirdi. Ancak 2023 yılının başında bu geçici artış sona erdi. Bazı eyaletler, federal artışın bitmesinin ardından kendi bütçelerinden ek yardım yapmaya devam etti ancak New York da dahil olmak üzere birçok eyalet 2024 yılı itibarıyla bu ek ödemeleri durdurdu.
Shiela Boyd'un yardımındaki kesinti, eyaletin pandemi dönemi "emergency allotment" (acil durum tahsisi) olarak adlandırılan ek ödemelerinin tamamen kaldırılmasından kaynaklandı. Boyd gibi sabit gelirli yaşlılar, bu kesintiden en fazla etkilenen gruplar arasında yer alıyor. USDA (ABD Tarım Bakanlığı) verilerine göre, SNAP yararlanıcılarının yaklaşık %38'i yaşlı veya engelli bireylerden oluşuyor. Bu kişiler, kesintiler sonrası temel gıdaya erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de SNAP kesintileri, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda gıda güvensizliği, sağlık harcamaları ve sosyal eşitsizlik gibi daha geniş toplumsal sorunları da tetikliyor. Gıda bankaları, son aylarda talebin önemli ölçüde arttığını bildiriyor. Feeding America adlı yardım kuruluşunun raporuna göre, her 7 Amerikalıdan 1'i gıda güvensizliği yaşıyor. Bu durum, gelişmiş bir ülke olarak bilinen ABD'deki yoksulluk ve eşitsizliğin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Küresel ölçekte, SNAP'daki bu tür kesintiler, gelişmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik ağlarının kırılganlığına işaret ediyor. Pandemi sonrası dönemde birçok ülke, artan enflasyon ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle sosyal yardım programlarını daraltma yoluna gidiyor. Bu eğilim, özellikle düşük gelirli grupları ve yaşlı nüfusu orantısız şekilde etkiliyor. ABD'deki bu durum, diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor: ekonomik iyileşme dönemlerinde sosyal yardımların sürdürülebilirliği, toplumsal barış için kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin en büyük gıda yardım programındaki bu kesinti, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli bir ders niteliğindedir. Türkiye'de de benzer şekilde pandemi döneminde sosyal yardımlar artırılmış, ancak artan enflasyon ve bütçe açıkları nedeniyle bu yardımların sürdürülebilirliği tartışma konusu olmuştur. SNAP kesintileri, Türkiye'deki sosyal yardım sisteminin krizlere karşı dirençliliğinin artırılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, küresel gıda fiyatlarındaki artış ve iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri, Türkiye'de gıda güvencesi politikalarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Yaşlı nüfusun artışı ve sabit gelirli bireylerin korunması, Türkiye'nin sosyal devlet anlayışının temel taşlarından biri olmalıdır.