İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri “iki milyon Nazi” olarak tanımladığını öne sürdü. Smotrich’in bu iddiası, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğü ve bölgede insani krizin derinleştiği bir dönemde geldi. Smotrich, Witkoff’un kendisine yaptığı sözlü bir aktarıma dayandırdığı bu ifadeyi, bir konferans sırasında dile getirdi. Witkoff ise henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan da iddiayı doğrulayan ya da yalanlayan bir yanıt gelmedi.
Gelişmenin arka planı
Smotrich, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yeni bir yerleşim birimi kurulmasını destekleyen bir konferansta konuşurken, Witkoff’un kendisine “Gazze’deki iki milyon Nazi’nin yerinden edilmesi gerektiğini” söylediğini iddia etti. Smotrich’e göre Witkoff, bu ifadeyi İsrail’in savaş hedeflerine destek vermek amacıyla kullanmıştı. Smotrich, Witkoff’un ayrıca “Filistinlilerin Gazze’den kalıcı olarak çıkarılması” fikrini desteklediğini öne sürdü.
Bu iddia, özellikle İsrail-Filistin çatışmasının tarihsel bağlamında son derece tartışmalı bir benzetme içeriyor. Nazi terimi, Holokost’un faillerini tanımlamak için kullanılan ağır bir etiket. Filistinlilerin bu şekilde tanımlanması, uluslararası toplumda büyük tepki çekti. Filistin yönetimi, bu sözleri “ırkçılık ve soykırım çağrısı” olarak nitelendirirken, Hamas ise “ABD’nin İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin bir yansıması” şeklinde yorumladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Smotrich’in iddiası, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratma potansiyeli taşıyor. Biden yönetimi, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına eleştirel yaklaşırken, Trump’ın özel temsilcisinin bu tür bir ifade kullanması, Washington’un Filistin meselesindeki tutumunu sorgulatabilir. Öte yandan, Witkoff’un kendisi daha önce İsrail’in güvenlik endişelerini anladığını belirtmiş ancak bu tür bir benzetme yaptığına dair herhangi bir kayıt bulunmuyor.
Bölgede tepkiler büyüyor. Ürdün ve Mısır, bu tür bir dilin “barış sürecini baltaladığını” ve “nefret söylemini körüklediğini” belirtti. Avrupa Birliği’nden yapılan açıklamada, “Bu tür kışkırtıcı ifadeler, uluslararası hukuka ve insani değerlere aykırıdır” denildi. Birleşmiş Milletler ise, “Gazze’deki sivillerin toplu olarak damgalanması kabul edilemez” ifadesini kullandı.
Smotrich’in bu iddiası, aynı zamanda İsrail iç siyasetinde de yankı buldu. Savaş kabinesinde yer alan bazı bakanlar, bakanın “provokatif açıklamalarının” ülkeye zarar verdiğini savunurken, aşırı sağcı kesimler ise Smotrich’in “Filistin sorununa net bir çözüm sunduğunu” söyledi. İsrail’de yapılan son anketler, halkın çoğunluğunun Filistinlilere yönelik bu tür bir dil kullanılmasını onaylamadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destekle, bu tür ırkçı söylemleri her zaman kınamıştır. Smotrich’in iddiası, ABD’nin bölgede tarafsız bir arabulucu olma rolünü zedeleyebilir. Türkiye, özellikle son dönemde İsrail’e yönelik sert eleştirilerini artırmışken, bu tür bir dil Türkiye’nin bölgedeki diplomatik pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Filistinlilerle dayanışma mesajı vermesi, hem iç kamuoyunda hem de İslam dünyasında takdir toplar. Ancak, Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik ilişkilerini göz önünde bulundurarak, bu tür açıklamaların resmi düzeyde yapılması muhtemel kınamalarla sınırlı kalması beklenir.