ABD'de bir insan kaynakları şirketi, şiddetli soğan alerjisi bulunan çalışanı Katie Jorgenson'ı işten çıkardığı gerekçesiyle dava açıldı. Jorgenson, şirketin ofiste gerekli düzenlemeleri yapmayarak sağlığını tehlikeye attığını ve bu nedenle işine son verildiğini iddia ediyor. Olay, iş yerinde alerji gibi sağlık sorunlarına karşı yapılması gereken düzenlemelerin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Katie Jorgenson, bir İK firmasında çalışırken ofiste yaygın olarak bulunan soğan ve soğan türevlerine karşı ciddi alerjik reaksiyonlar yaşadı. Alerjisi o kadar şiddetliydi ki, soğan kokusu bile solunum güçlüğüne neden olabiliyordu. Jorgenson, defalarca işvereninden ofiste soğan kullanımını sınırlamasını veya kendisine ayrı bir çalışma alanı sağlanmasını talep etti. Ancak şirket, bu talepleri karşılamadığı gibi, Jorgenson'ın sağlık sorunlarını "işe uygun olmama" gerekçesiyle işten çıkardı. Jorgenson'ın avukatı, müvekkilinin Engelli Amerikalılar Yasası kapsamında korunması gerektiğini, çünkü alerjinin bir engel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dava, işverenlerin çalışanlarının sağlık sorunlarına karşı makul düzenlemeler yapma yükümlülüğünü sorguluyor.
Jorgenson, iş yerinde defalarca alerjik reaksiyon geçirdiğini, hatta bir keresinde acil servise kaldırıldığını iddia ediyor. Şirket ise, Jorgenson'ın taleplerinin aşırı olduğunu ve iş yerinde soğan kullanımının tamamen kaldırılmasının mümkün olmadığını savunuyor. Ancak Jorgenson, sadece kendi çalışma alanında soğan yasağı veya hava temizleme sistemi gibi daha makul düzenlemelerin yapılabileceğini belirtiyor. Dava, iş yerinde alerji gibi sağlık sorunlarına karşı yapılması gereken düzenlemelerin sınırlarını belirlemek açısından emsal teşkil edebilir.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, yalnızca ABD'de değil, dünya genelinde iş yerinde sağlık sorunlarına karşı yapılan düzenlemelerin yetersizliğini ortaya koyuyor. Alerjiler, giderek daha yaygın hale gelirken, işverenlerin çalışanlarının sağlık ihtiyaçlarına duyarlı olması gerekiyor. ABD'de Engelli Amerikalılar Yasası, işverenleri makul düzenlemeler yapmaya zorunlu kılıyor, ancak alerjilerin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmalı. Avrupa'da ise benzer yasalar bulunmakla birlikte, uygulamada farklılıklar var. Küresel ölçekte, iş yerinde alerji yönetimi konusunda standartların oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Bu dava, işverenlerin çalışanlarının sağlık sorunlarını ciddiye alması gerektiği konusunda bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de iş yerinde alerji gibi sağlık sorunlarına karşı yapılan düzenlemeler henüz emekleme aşamasında. İş Kanunu, işverenlere çalışanların sağlığını koruma yükümlülüğü getirse de, alerji gibi spesifik durumlar için net bir düzenleme yok. Bu dava, Türk iş hukuku açısından da önemli bir emsal teşkil edebilir. Türkiye'de artan alerji vakaları göz önüne alındığında, işverenlerin çalışanlarının sağlık ihtiyaçlarına duyarlı olması ve makul düzenlemeler yapması gerektiği açıktır. Ayrıca, bu tür davalar, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının daha kapsayıcı hale getirilmesi için bir farkındalık yaratabilir.