Sırbistan'ın popülist Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, 15 Mart 2025 Cumartesi günü yaptığı açıklamada, haftalardır süren öğrenci protestoları sonucunda görevinden istifa edeceğini ve erken seçimlerin önünü açacağını duyurdu. Vucic, başkent Belgrad'da düzenlediği basın toplantısında, 'Birkaç hafta içinde istifa edeceğim' dedi ancak tam tarih ve seçim takvimine ilişkin ayrıntı vermedi. Bu karar, ülkede Kasım 2024'ten bu yana devam eden ve Vucic'in otoriter yönetimine karşı büyüyen halk hareketinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Protestoların Arka Planı ve Gelişimi
Öğrenci liderliğindeki protestolar, Kasım 2024'te Novi Sad tren istasyonunda yaşanan ve 14 kişinin ölümüne yol açan bir kazayla başladı. Protestocular, kazanın ardından hükümeti ihmalkarlıkla suçlayarak yolsuzluk ve şeffaflık taleplerini dile getirdi. Zamanla kitleselleşen eylemler, ülke geneline yayıldı ve Vucic'in Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) tek parti yönetimine karşı bir meydan okumaya dönüştü. Öğrenciler, bağımsız yargı, basın özgürlüğü ve hükümetin yolsuzluk iddialarının soruşturulması gibi taleplerle haftalarca sokaklarda kaldı. Vucic, başlangıçta protestoları dış güçlerin kışkırttığını savunsa da, artan baskı karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.
Vucic'in istifa kararı, Sırbistan siyasetinde 2012'den bu yana süren iktidarının sona erebileceği anlamına geliyor. Vucic, başbakan olarak göreve başladığı 2014'ten bu yana ülkeyi yönetiyor, 2017'de cumhurbaşkanı seçilmişti. Muhalefet partileri, istifa açıklamasını bir zafer olarak nitelendirirken, erken seçim talepleri yeni bir siyasi dönemin habercisi oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sırbistan'daki bu siyasi kriz, Balkanlar'da istikrarı etkileme potansiyeli taşıyor. Vucic, Batı ile Rusya arasında denge politikası izleyen bir lider olarak biliniyordu. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini sürdürürken, Moskova'yla da yakın ilişkiler kuran Vucic'in istifası, Belgrad'ın dış politikasında yeniden bir yön değişikliğine yol açabilir. AB, Sırbistan'daki protestolara sınırlı tepki verirken, Rusya ise Vucic'e desteğini sürdürdü. Bölgesel olarak Kosova ile normalleşme sürecinin akıbeti de belirsizleşti; Vucic'in istifası, bu süreçte yeni bir duraksama yaratabilir. Ayrıca, Bosna-Hersek ve Karadağ'daki Sırp nüfusu da bu gelişmeyi yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Balkanlar'da istikrarı önemseyen bir aktör olarak Sırbistan'daki siyasi değişimi yakından izlemektedir. Vucic'in istifası, Ankara'nın Belgrad'la yürüttüğü ekonomik ve diplomatik ilişkileri etkileyebilir. Türkiye, Sırbistan'da önemli yatırımlara sahiptir ve iki ülke arasında savunma sanayii işbirliği bulunmaktadır. Ayrıca, Kosova sorununda arabulucu rolü üstlenen Türkiye, Belgrad'da istikrarsızlık yaşanması halinde bölgesel dengelerin değişebileceğinin farkındadır. Bu gelişme, Türkiye'nin Balkan politikasında daha aktif bir rol üstlenmesini gerektirebilir.