Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, haftalar içinde istifa edeceğini ve erken seçimlerin yolunu açacağını açıkladı. Popülist liderin, ülkede daha geniş yetkilere sahip olan Başbakanlık makamına geçmeyi planladığı belirtiliyor. Karar, bir yılı aşkın süredir devam eden siyasi gerginliklerin ve sokak protestolarının ardından geldi. Muhalefet, Vucic'i otoriter eğilimlerle ve medya üzerindeki baskıyla suçluyor. Erken seçimlerin, Sırbistan'ın istikrarı ve Avrupa Birliği üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı: Kim ne istiyor?
Vucic, 2014 yılında Başbakan, 2017'de ise Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak son yıllarda artan protestolar ve muhalefetin sert eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Muhalefet, Vucic'i yargı ve medya bağımsızlığını zayıflatmakla, ayrıca organize suçla mücadelede yetersiz kalmakla suçluyor. Özellikle 2022'de Avrupa Konseyi'nin raporları, Sırbistan'da demokrasi ve hukukun üstünlüğünün gerilediğine dikkat çekmişti. Vucic'in istifa kararı, bu baskıları azaltma ve yeniden güç kazanma hamlesi olarak yorumlanıyor.
Sırbistan Anayasası'na göre cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Başbakan hükümeti yönetiyor ve daha fazla siyasi nüfuza sahip. Vucic'in Başbakanlığa aday olması halinde, fiilen ülkedeki gücü elinde tutmaya devam edeceği belirtiliyor. Bu hamle, muhalefetin 'tüm yetkileri elinde toplama' suçlamalarını yeniden gündeme getirecek. Sırbistan İlerleme Partisi (SNS) içinde de bazı isimler bu değişikliğe sıcak bakmıyor; parti içi dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu.
Bölgesel ve küresel boyut: Batı Balkanlar'da dengeler
Vucic'in istifası, sadece Sırbistan'ı değil, Batı Balkanlar'ın tamamını etkileyecek bir gelişme. Sırbistan, bölgenin en büyük ekonomisi ve askeri gücü olarak Kosova, Bosna-Hersek ve Karadağ gibi ülkelerle karmaşık ilişkilere sahip. Vucic'in Rusya'ya yakın duruşu ve Avrupa Birliği ile yürüttüğü üyelik müzakereleri, sık sık eleştiriliyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Sırbistan'ın Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmaması, AB ile ilişkileri germişti.
Erken seçimlerin, Sırbistan'ın Kosova ile diyaloğunu da etkilemesi bekleniyor. Vucic, Kosova'nın bağımsızlığını tanımayan sert bir tutum sergiliyor; ancak AB'nin arabuluculuğunda normalleşme görüşmeleri devam ediyor. Yeni hükümetin bu konudaki tavrı, bölgesel istikrar açısından kritik. Ayrıca Vucic'in Çin ile geliştirdiği yakın ilişkiler (altyapı yatırımları ve krediler) de seçim sonrası değişebilir. Batılı ülkeler, Sırbistan'ın daha bağımsız bir dış politika izlemesini ve demokratik reformları hızlandırmasını bekliyor.
Protestoların dinmemesi halinde seçimlerin güvenliği ve adilliği de tartışma konusu olacak. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) seçim gözlemcileri göndermeyi planlıyor. Muhalefet, medyada adil temsil ve seçim güvenliği konusunda endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki siyasi değişim, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından önemli. Türkiye, Sırbistan ile ekonomik ve askeri iş birliğini geliştirirken, Kosova ve Bosna-Hersek'teki Türk topluluklarıyla da yakın ilişkiler sürdürüyor. Vucic'in istifası ve erken seçimler, Ankara'nın Balkanlar'da istikrar arayışını etkileyebilir. Yeni hükümetin Kosova ile diyaloğa yaklaşımı, Türkiye'nin Kosova'daki nüfuzu açısından belirleyici olacak. Ayrıca Sırbistan'ın AB üyelik sürecindeki ilerleme hızı, Türkiye'nin kendi AB perspektifi için de bir gösterge niteliği taşıyor. Türkiye, Batı Balkanlar'da ekonomik çıkarlarını korumak ve bölgesel iş birliğini teşvik etmek için gelişmeleri yakından izliyor.