GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

SIPRI: Nükleer silahlar geri dönüyor, risk artıyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
SIPRI: Nükleer silahlar geri dönüyor, risk artıyor
🇩🇪
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Alman Devlet Yayıncısı (DW)
🇩🇪 Alman Devlet Yayıncısı (DW)
Çeviri Kaynağı
Deutsche Welle — Bu haber, Deutsche Welle'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) 2024 yılına ilişkin yayımladığı yıllık rapor, dünya genelinde nükleer silahlara olan ilginin yeniden arttığını ortaya koyuyor. Enstitü, 'Barışın zorlaştığı bir dönemde nükleer silahlar geri dönüyor' başlığıyla duyurduğu raporda, hükümetlerin artan güvenlik endişeleri nedeniyle nükleer caydırıcılığı yeniden birincil savunma aracı olarak benimsediğine dikkat çekiyor. Raporda, küresel silahlanma yarışının hız kazandığı ve bunun beraberinde ciddi riskler getirdiği vurgulanıyor.

Gelişmenin arka planı: Nükleer cephanelikler yeniden büyüyor

SIPRI'nin raporuna göre, 2023 yılı itibarıyla dünyadaki nükleer başlık sayısı 12 bin 512 olarak kaydedildi. Bu sayı, bir önceki yıla göre hafif bir artış gösterse de asıl dikkat çeken nokta, nükleer silah sahibi ülkelerin modernizasyon çalışmalarına hız vermesi. Özellikle ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İsrail'in nükleer cephaneliklerini yenileme ve geliştirme çabaları, küresel güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor.

Raporda, Rusya ve ABD'nin toplam nükleer başlıkların yaklaşık yüzde 90'ına sahip olduğu belirtilirken, Çin'in nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği ifade ediliyor. Çin'in 2023'te 410 olan nükleer başlık sayısının 2035'e kadar binin üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu artış, Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir silahlanma yarışını tetikleme potansiyeli taşıyor.

SIPRI direktörü Dan Smith, raporun tanıtımında 'Nükleer silahların yeniden ön plana çıkması, soğuk savaş döneminden bu yana görülmemiş bir durum' ifadelerini kullandı. Smith, 'Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerilimler ve Doğu Asya'da artan rekabet, ülkeleri nükleer caydırıcılığa yöneltiyor. Bu durum, yanlış hesaplamalar ve kazalar riskini artırıyor' dedi.

Bölgesel ve küresel boyut: Silahlanma yarışı kızışıyor

Raporda, nükleer silahların yanı sıra konvansiyonel silahlanmanın da arttığına dikkat çekiliyor. Küresel askeri harcamalar 2023'te 2 trilyon 443 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Özellikle Avrupa'da NATO üyesi ülkelerin savunma harcamaları, Rusya tehdidine karşı önemli ölçüde arttı. Almanya, özel bir savunma fonu oluşturarak GSYİH'sının yüzde 2'sini aşan bir harcama yapmayı hedefliyor.

Silahlanma yarışının bir diğer boyutu da hipersonik füzeler, yapay zeka destekli savaş sistemleri ve siber silahlar gibi yeni nesil teknolojiler. SIPRI raporu, bu teknolojilerin nükleer silahlarla birleşmesinin, çatışma senaryolarını daha karmaşık hale getirdiğini belirtiyor. Kuzey Kore'nin nükleer programını geliştirmeye devam etmesi, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve Hindistan-Pakistan arasındaki gerginlik, bölgesel istikrarı tehdit eden unsurlar arasında sayılıyor.

Uzmanlar, nükleer silahların yeniden yükselişinin, silah kontrol anlaşmalarının zayıflamasıyla da bağlantılı olduğunu vurguluyor. ABD-Rusya arasındaki Yeni START anlaşmasının uzatılmasına rağmen, taraflar arasındaki güven bunalımı yeni bir anlaşma yapılmasını engelliyor. Orta menzilli nükleer kuvvetler anlaşmasının (INF) 2019'da sona ermesinin ardından ABD ve Rusya, yeni füzeler geliştirmeye başladı.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Nükleer silahlanmanın yeniden tırmanışı, Türkiye için doğrudan bir tehdit olmasa da bölgesel güvenlik dinamiklerini etkilemektedir. NATO üyesi olarak Türkiye, ittifakın nükleer paylaşım politikası kapsamında ABD'nin nükleer silahlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu durum, Türkiye'yi nükleer caydırıcılık sisteminin bir parçası haline getirirken, özellikle Rusya ile yaşanan gerilimlerde ve Orta Doğu'daki gelişmelerde Ankara'nın pozisyonunu da etkilemektedir. Ayrıca, İran'ın nükleer programı ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, Türkiye'nin savunma stratejisini şekillendiren unsurlar arasında yer almaktadır. SIPRI raporu, Türkiye'nin savunma harcamalarındaki artış ve yerli savunma sanayii hamleleriyle de örtüşen bir tablo çizmektedir.

Etiketler:
nükleer silahlarSIPRIsilahlanma yarışıküresel güvenlikcaydırıcılık

İlgili Haberler

Almanya'nın en çok aranan kadını Daniela Klette'ye 13 yıl hapis
Avrupa

Almanya'nın en çok aranan kadını Daniela Klette'ye 13 yıl hapis

3 dk önce

Macaristan’da yolsuzluk soruşturması: Orbán’ın çevresi hedefte
Avrupa

Macaristan’da yolsuzluk soruşturması: Orbán’ın çevresi hedefte

8 dk önce

Kosova'da Albin Kurti'nin Partisi Seçimi Kazandı Ancak Tek Başına İktidar İçin Yeterli Oyu Alamadı
Avrupa

Kosova'da Albin Kurti'nin Partisi Seçimi Kazandı Ancak Tek Başına İktidar İçin Yeterli Oyu Alamadı

1 sa önce

Zelenskiy: Kiev'de Roman Abramoviç ile Putin'e mesaj gönderdik
Avrupa

Zelenskiy: Kiev'de Roman Abramoviç ile Putin'e mesaj gönderdik

1 sa önce