Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kenti, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte ağır topçu ateşine maruz kalıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bölgede mahsur kalan sivillerin durumunun giderek kötüleştiğini ve acil insani yardıma ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. Örgüt, sağlık ekiplerinin bölgeye erişiminin kısıtlı olduğunu, hastanelerin yoğun baskı altında çalıştığını ve birçok sivilin temel ihtiyaç maddelerine ulaşamadığını belirtti. Nebatiye, son haftalarda İsrail hava saldırıları ve Hizbullah'ın roket atışları arasında sıkışmış durumda.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ardından tırmanışa geçti. Hizbullah, Gazze'deki Filistinli gruplara destek amacıyla İsrail'in kuzeyine yönelik saldırılarını artırırken, İsrail de Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yoğun hava ve topçu saldırıları düzenliyor. Nebatiye, Hizbullah'ın kalelerinden biri olarak bilinen ve stratejik öneme sahip bir kent. Bu nedenle çatışmaların merkez üssü haline gelmiş durumda. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), bölgedeki Hizbullah altyapısını hedef aldıklarını açıklarken, sivil kayıpların önlenmesi için ellerinden geleni yaptıklarını iddia ediyor. Ancak MSF ve diğer insani yardım kuruluşları, sivil kayıpların her geçen gün arttığını rapor ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Nebatiye ve çevresinde son bir haftada en az 45 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Yaralı sayısı ise 200'ün üzerinde. Bölgedeki hastaneler, artan hasta sayısı karşısında yetersiz kalıyor ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Nebatiye'deki çatışmalar, sadece Lübnan için değil, tüm Ortadoğu için kritik bir eşik noktası. İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilim, 2006 savaşından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, İran'ın Hizbullah'a verdiği desteğin artması, bölgesel bir savaş riskini beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), ateşkesin sağlanması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve karşılıklı suçlamalar, bu çabaların sonuç vermesini engelliyor. Bölgede şu ana kadar yüz binlerce sivil yerinden edildi. Nebatiye ve çevresindeki kasabalarda yaşayanlar, daha güvenli bölgelere kaçmaya çalışıyor. MSF, çatışmalardan kaçan sivillere yardım sağlamak için mobil klinikler kurdu ancak bu klinikler de güvenlik nedeniyle zaman zaman hizmet veremiyor. Uluslararası toplumun acil müdahalesi olmazsa, insani krizin daha da derinleşeceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve güvenliği açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, bölgede istikrarı destekleyen bir aktör olarak, Lübnan'da tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ancak İsrail-Hizbullah çatışmalarının büyümesi, Türkiye'nin sınırlarına yakın bir bölgede yeni bir savaş riskini artırabilir ve mülteci akınlarına yol açabilir. Türkiye ayrıca, Lübnan'daki Türk vatandaşlarının tahliyesi için gerekli önlemleri almalı. Bölgesel istikrarın korunması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından da hayati önem taşıyor. Ancak mevcut durumda, Türkiye'nin doğrudan bir müdahil olması beklenmiyor; daha çok arabuluculuk ve insani yardım rolü ön planda.