İsrail ordusu, Hizbullah ile sadece bir gün önce varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, Cumartesi günü Güney Lübnan'da düzenlediği hava saldırılarında en az beş kişinin ölümüne yol açtı. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) Lübnan'ın güneyindeki çeşitli noktaları hedef aldı. Saldırı, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un bölgede ateşkesin uygulanmasını görüşmek üzere bulunduğu sırada gerçekleşti. Ateşkes anlaşması, 60 günlük bir geçiş dönemi öngörüyor ve İsrail güçlerinin kademeli olarak çekilmesini, Lübnan ordusunun güneyde konuşlanmasını içeriyor.
Saldırının arka planı ve hedefleri
İsrail ordusu, saldırının Hizbullah'ın ateşkes ihlali yaparak bir roketatarı mühimmatla doldurduğu istihbaratına dayandığını açıkladı. Ordu sözcüsü, hedef alınan noktaların askeri nitelikte olduğunu ve sivillerin zarar görmemesi için önlem alındığını iddia etti. Ancak Lübnanlı yetkililer, ölenlerin tamamının sivil olduğunu ve saldırının ateşkesi baltalamaya yönelik olduğunu belirtti. NNA'ya göre, saldırıda bir ev tamamen yıkılırken, iki araç da kullanılamaz hale geldi. Olay yerine intikal eden Lübnan Kızılhaç ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışma başlattı.
Ateşkes anlaşması, ABD ve Fransa arabuluculuğunda 27 Kasım'da yürürlüğe girmişti. Anlaşma kapsamında, Hizbullah'ın silahlı unsurlarının Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesi ve İsrail'in işgal ettiği Güney Lübnan topraklarından 60 gün içinde çekilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve karşılıklı ihlal suçlamaları, ateşkesin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. İsrail, Hizbullah'ın anlaşmaya uymadığını, Hizbullah ise İsrail'in işgalci tutumunu sürdürdüğünü savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ateşkesin ikinci gününde yaşanan bu saldırı, bölgede tansiyonun ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. ABD Özel Temsilcisi Witkoff'un Beyrut'ta yaptığı temaslarda ateşkesin uygulanmasını sağlamak için somut adımlar atılması çağrısında bulunmasına rağmen, sahadaki gerçeklik farklı bir tablo ortaya koyuyor. BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) de taraflara itidal çağrısı yaparken, ateşkes mekanizmasının işletilmesi için oluşturulan izleme komitesinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler, bu tür ihlallerin geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmesinden endişe duyuyor. Lübnan Başbakanı Necib Mikati, İsrail'in saldırısını "kabul edilemez bir ihlal" olarak nitelerken, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da konuya müdahil olması bekleniyor. Avrupa Birliği, ateşkesin bir an önce tam olarak uygulanması için taraflara baskı yapılması gerektiğini açıkladı. ABD ise Witkoff'un raporunu beklediğini ve anlaşmanın başarısız olması halinde İsrail'in kendini savunma hakkını tanıdığını belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve istikrarına verdiği önem çerçevesinde, ateşkesin ihlal edilmesinden duyduğu endişeyi dile getirmiştir. Ateşkesin ikinci gününde yaşanan bu saldırı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını doğrudan etkilemektedir. Zira Lübnan'daki istikrarsızlık, bölgesel gerginliği artırarak enerji nakil hatları ve deniz ticareti üzerinde risk oluşturmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile normalleşme çabaları ve Hizbullah'ın da dahil olduğu Lübnanlı gruplarla ilişkileri, bu tür gelişmelerden etkilenmektedir. Ankara'nın, taraflar arasında arabuluculuk yaparak ateşkesin sürdürülmesi için BM ve bölgesel platformlarda girişimlerde bulunması muhtemeldir.