Şili'nin başkenti Santiago'da hafta sonu binlerce kişi, Filistin halkına destek amacıyla düzenlenen büyük bir protesto yürüyüşünde bir araya geldi. Göstericiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını ve işgal politikalarını protesto ederken, bir grup avukat Birleşmiş Milletler'e (BM) İsrail aleyhine harekete geçilmesi çağrısında bulunacak bir dilekçe sunmaya hazırlanıyor. "Direniş Devam Ediyor" sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüşe, Şili'deki Filistin toplumunun yanı sıra sol örgütler, öğrenci grupları ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi.
Şili'deki Filistin toplumu ve protestonun arka planı
Şili, Filistin asıllı nüfusun en yoğun olduğu Latin Amerika ülkelerinden biri olarak biliniyor. Ülkede yaklaşık 500 bin kişinin Filistin kökenli olduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle, Gazze'deki savaş ve İsrail-Filistin çatışması, Şili kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor. Protestocular, İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarını ve ablukayı kınarken, uluslararası topluma daha sert yaptırımlar uygulaması çağrısında bulundu. Gösteride, "Özgür Filistin", "Soykırımı Durdurun" ve "İsrail'i Yargılayın" yazılı pankartlar taşındı. Katılımcılar, Filistin bayrakları ve geleneksel kıyafetleriyle renkli görüntüler oluşturdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Şili'deki bu büyük çaplı protesto, Latin Amerika'da Filistin davasına verilen desteğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Arjantin, Brezilya ve Kolombiya gibi ülkelerde de benzer eylemler düzenleniyor. Öte yandan, Şili'deki avukat grubunun BM'ye sunmayı planladığı dilekçe, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiği iddialarına dayanıyor. Avukatlar, İsrail'in Gazze'de savaş suçları işlediğini ve bu nedenle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması gerektiğini savunuyor. Dilekçede, BM Güvenlik Konseyi'ne İsrail'e yaptırım uygulaması ve ateşkes çağrısı yapması talebi de yer alıyor. Bu girişim, uluslararası hukukun üstünlüğünü vurgulaması açısından dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Şili'deki Filistin yanlısı protestolar ve BM'ye yapılan başvuru, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destekle paralellik gösteriyor. Türkiye, İsrail'in Gazze saldırılarını kınayan ve ateşkes çağrısı yapan ülkeler arasında yer alıyor. Bu tür uluslararası girişimler, Türkiye'nin Filistin konusundaki diplomatik çabalarını güçlendirebilir. Ayrıca, Latin Amerika'daki bu tür eylemler, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerinde Filistin konusunun ortak bir zemin oluşturabileceğini gösteriyor. Ancak, Türkiye'nin doğrudan bu sürece müdahil olması beklenmiyor; daha çok uluslararası kamuoyu oluşturma çabalarına katkı sağlaması önem taşıyor.