Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki askeri bağların güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, analistler bu mesajın ABD ve Rusya'ya yönelik olduğu yorumunu yapıyor. Şi'nin, Kuzey Kore'nin Çin için stratejik öneminin arttığı bir dönemde dile getirdiği bu talep, özellikle ABD'nin Asya-Pasifik'teki artan varlığına karşı bir caydırıcılık olarak görülüyor. Ancak Kuzey Kore'nin, Pekin ile askeri ilişkilerini derinleştirme konusunda isteksiz olabileceği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Pazartesi günü gerçekleşen zirvede Şi Cinping, “İki taraf, çok kutuplu dünyada stratejik iletişimi ve askeri işbirliğini artırmalı” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu açıklamanın Çin'in Kuzey Kore'yi ABD karşısında bir koz olarak kullanma niyetini yansıttığını söylüyor. Özellikle ABD'nin Tayvan ve Güney Çin Denizi'ndeki adımlarına karşı Pekin, Pyongyang'ın desteğine ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte, Kuzey Kore'nin nükleer silah programı ve uluslararası yaptırımlar, ikili ilişkileri sınırlayan faktörler arasında.
Analistler, Şi'nin mesajının aynı zamanda Rusya'ya da gönderildiği görüşünde. Çin ve Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile gerginleşen ilişkilerine karşılık, Asya'da ortak bir cephe oluşturma çabasında. Kuzey Kore'nin bu eksende bir müttefik olarak konumlandırılması, Moskova'nın da işine geliyor. Ancak Pyongyang, Çin ve Rusya arasındaki rekabetten faydalanmak için dengeli bir politika izlemeyi tercih edebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Şi-Kim zirvesi, Kuzey Kore'nin son dönemde balistik füze denemelerini hızlandırdığı bir döneme denk geldi. Bu durum, Güney Kore ve Japonya'da endişe yaratırken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına neden oluyor. Çin ise Kuzey Kore'yi nükleer silahlardan arındırma konusunda BM yaptırımlarına destek verse de, Pyongyang'ın çökmesini istemiyor. Zira istikrarsız bir Kuzey Kore, Çin sınırında mülteci akını ve askeri çatışma riski doğurabilir.
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşında batılı yaptırımlarla karşı karşıya olması, Moskova'nın Çin ve Kuzey Kore ile ilişkilerini derinleştirmesine yol açıyor. Üç ülke arasında olası bir askeri ittifak, ABD ve müttefikleri için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Ancak Kuzey Kore'nin ekonomik bağımlılığı ve Çin'in kontrolcü politikaları, Pyongyang'ın manevra alanını daraltıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Kore ile sınırlı düzeyde diplomatik ve ticari ilişkiye sahip. Ancak bu gelişme, küresel güç dengeleri açısından Ankara'yı da ilgilendiriyor. Çin-Rusya-Kuzey Kore ekseninde oluşabilecek bir askeri ittifak, NATO'nun doğu kanadını tehdit ederken, Türkiye'nin Karadeniz ve Kafkasya politikalarını da etkileyebilir. Özellikle Rusya'nın Suriye ve Libya'daki varlığı düşünüldüğünde, Ankara'nın Asya-Pasifik'teki bu yeni denklemdeki pozisyonunu dikkatle izlemesi gerekiyor.