ABD ve Avrupa ülkelerinin de aralarında bulunduğu 22 ülke, İran'a yönelik ortak bir bildiri yayımlayarak, Tahran yönetimini "topraklarımızda" saldırı düzenlemekten vazgeçmeye çağırdı. Perşembe günü yapılan açıklamada, İran güvenlik servislerinin Avrupa'da planlar yapmak için uluslararası ve yerel suç çetelerini kullanması "iğrenç" olarak nitelendirildi. Bildiride, bu tür eylemlerin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ve ülkelerin egemenliğine saygısızlık teşkil ettiği vurgulandı. İran'ın bu faaliyetlerinin bölgesel istikrarı tehdit ettiği ve misilleme riskini artırdığı belirtildi.
Gelişmenin arka planı
İran'ın Avrupa ve Kuzey Amerika'da muhaliflere, gazetecilere ve rejim karşıtı aktivistlere yönelik operasyonlar düzenlediği iddiaları son yıllarda artmıştı. Özellikle 2022'de İran'da başlayan protestoların ardından, Tahran'ın yurtdışında muhalifleri susturmak için organize suç örgütlerini kullandığına dair raporlar çoğaldı. Arnavutluk, Belçika, Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkeler, İran bağlantılı suikast girişimlerini engellediklerini duyurmuştu. Örneğin, 2021'de Belçika'da İranlı bir diplomatın, İran Ulusal Direniş Konseyi'ne yönelik bombalı saldırı planına karıştığı ortaya çıkmıştı. Bu olaylar, Avrupa ülkelerinin İran'a karşı sert önlemler almasına yol açtı. Bildiriyi imzalayan ülkeler arasında Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve Norveç gibi ülkeler de bulunuyor. Ortak açıklamada, İran'ın bu tür eylemlerinin kabul edilemez olduğu ve gerekli görülen yaptırımların uygulanacağı ifade edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
İran, uzun süredir dış politikasında vekalet savaşları ve gayrinizami savaş yöntemlerini kullanmakla suçlanıyor. Lübnan'daki Hizbullah, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki milis gruplar üzerinden nüfuz alanını genişleten Tahran, benzer yöntemleri Avrupa'da da denemekle itham ediliyor. Bu durum, Batı ile İran arasındaki gerilimi tırmandırırken, nükleer müzakereleri de sekteye uğratıyor. ABD, İran'ın nükleer programına ek olarak, balistik füze geliştirmesi ve bölgesel istikrarsızlık yaratmasını da gerekçe göstererek yaptırımları artırıyor. Avrupalı liderler ise kendi topraklarında güvenlik tehdidi hissettikçe İran'a karşı daha sert bir duruş sergilemeye başladı. Bu ortak bildiri, İran'ın uluslararası toplumla ilişkilerinde daha da izole olmasına yol açabilir. Uzmanlar, İran'ın ekonomik sıkışıklığının bu tür operasyonları daha da kışkırtabileceğini, ancak uluslararası baskının da artmasına neden olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Avrupa'daki eylemlerine yönelik bu uluslararası tepki, Türkiye'yi dolaylı olarak etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, İran'la sınır komşusu olarak güvenlik iş birliği yürütürken, aynı zamanda Batı ittifakı içinde yer alıyor. Tahran'ın bölgesel faaliyetleri, PKK'ya verdiği destek ve nükleer programı Türkiye için endişe kaynağı. Ortak bildiride Türkiye'nin yer almaması, Ankara'nın denge politikasını yansıtıyor. Ancak Batı'nın İran'a yönelik artan baskısı, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, İran'ın istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri Ortadoğu'da Türkiye'nin çıkarlarını da tehdit ediyor. Bu nedenle Ankara, diplomatik kanalları açık tutarak hem Batı'yı hem İran'ı dengelemeye çalışacaktır.