Bahreyn ve Kuveyt, İran destekli milis gruplarının düzenlediği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı bu sabah erken saatlerde alarm durumuna geçti. Her iki Körfez ülkesinde de sirenler çalarken, hava sahaları geçici olarak sivil uçuşlara kapatıldı. Saldırıların Yemen merkezli Ensarullah Hareketi (Husiler) ile Lübnan’daki Hizbullah’a bağlı gruplar tarafından ortaklaşa gerçekleştirildiği bildiriliyor. Bahreyn İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ülkenin kuzey bölgesine düzenlenen saldırıda can kaybı yaşanmadığını, ancak maddi hasar meydana geldiğini duyurdu. Yetkililer, saldırıların özellikle kritik altyapı tesislerini hedef aldığını belirtti.
Saldırıların Ayrıntıları ve Alınan Önlemler
Kuveyt haber ajansı KUNA’nın aktardığına göre, ülke genelinde sabaha karşı 04.30 sıralarında birden fazla patlama sesi duyuldu. Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ve biri Kuveyt Körfezi açıklarında olmak üzere üç adet İHA’nın düşürüldüğünü açıkladı. Bahreyn ise ABD’nin Beşinci Filosu’nun da bulunduğu Hmeydan hava üssüne yönelik bir saldırı girişimini püskürttü. Bölgeye hakim olan ABD ve koalisyon güçleri, Patriot bataryaları ve savaş uçaklarıyla karşılık verdi. Saldırının sorumluluğunu üstlenen gruplar, bunun İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına ve Bahreyn’in İsrail ile normalleşme adımlarına bir yanıt olduğunu duyurdu. Bahreyn, 2020’de İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail ile diplomatik ilişki kurmuştu.
Bölgesel Gerilim Tırmanıyor
Saldırı, İsrail-Hizbullah çatışmalarının yoğunlaştığı ve İran’ın İsrail’e yönelik balistik füze saldırısının ardından bölgede tansiyonun zirve yaptığı bir döneme denk geldi. Körfez ülkeleri, İran destekli grupların kendi topraklarına sıçrayan saldırılardan duyduğu rahatsızlığı sık sık dile getiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de benzer saldırılara maruz kalmış, hava savunma sistemlerini güçlendirmek zorunda kalmıştı. Uzmanlar, bu tür saldırıların bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle Husilerin Yemen’den Suudi Arabistan ve BAE’ye yönelik saldırılarının ardından Körfez İşbirliği Konseyi’nin ortak savunma mekanizmalarını devreye soktuğu biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Körfez’de yaşanan bu gerilim, Türkiye’nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar politikaları açısından kritik. Türkiye, Körfez ülkeleriyle son dönemde normalleşme sürecini hızlandırırken, İran’ın yayılmacı politikalarına karşı Körfez ülkeleriyle ortak pozisyon geliştiriyor. Bu saldırılar, Türkiye’nin Katar’daki askeri varlığı ve Suudi Arabistan ile artan savunma işbirliğini daha da anlamlı kılıyor. Ayrıca, İsrail-Filistin çatışmasının Körfez’e sıçraması, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarının önemini artırırken, bölgedeki Türk şirketlerinin ve enerji projelerinin güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye’nin, NATO ve KİK ülkeleriyle koordineli bir şekilde bölgesel savunma mekanizmalarına katkı sunması bekleniyor.