Avrupa savunma sektöründe hisse değerlemeleri, hükümetlerin askeri harcamaları artırma taahhütlerinin somut siparişlere dönüşmesiyle birlikte hâlâ yükseliş potansiyeli taşıyor. BNP Paribas SA'nın üst düzey bankacılarından biri, sektördeki büyümenin henüz zirveye ulaşmadığını belirterek, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Fransa merkezli bankanın savunma ve havacılık alanındaki birim başkanı, Avrupa'daki savunma harcamalarındaki artışın şirketlerin sipariş defterlerine yansıdığını ve bu durumun sektör değerlemelerini desteklemeye devam edeceğini ifade etti. Özellikle Almanya'nın 100 milyar euroluk savunma fonu ve NATO üyesi ülkelerin GSYİH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefi, sektörde uzun vadeli bir talep yaratmış durumda.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa ülkeleri, savunma bütçelerini önemli ölçüde artırma kararı almıştı. Bu kararlar, 2023 yılı itibarıyla somut siparişlere dönüşmeye başladı. BNP Paribas yetkilisi, savunma şirketlerinin önümüzdeki yıllarda güçlü nakit akışları ve kârlılık artışı kaydedeceğini öngörüyor. Sektördeki birleşme ve satın alma faaliyetlerinin de hız kazanması bekleniyor. Bankacı, özellikle kara sistemleri, mühimmat ve elektronik harp alanlarında talebin yoğunlaştığını, bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin değerlemelerinin daha da yükselebileceğini sözlerine ekledi. BNP Paribas, savunma sektörüne yönelik danışmanlık hizmetlerini artırarak bu büyümeden pay almayı hedefliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Avrupa savunma sektöründeki bu canlanma, küresel savunma harcamalarının artış eğilimiyle paralel ilerliyor. ABD, Çin ve Hindistan gibi ülkeler de savunma bütçelerini artırırken, Avrupa'daki hareketlilik bu ülkelerdeki savunma şirketlerini de olumlu etkiliyor. Ancak Avrupa savunma sanayisinin rekabet gücü, ABD'li devlerle (Lockheed Martin, Raytheon) kıyaslandığında hâlâ düşük. BNP Paribas yetkilisi, Avrupa Birliği'nin ortak savunma projelerine daha fazla kaynak ayırması gerektiğini, aksi halde bağımlılığın süreceğini belirtti. Yine de NATO'nun yeni hedefleri ve artan jeopolitik gerilimler, Avrupa savunma sektörü için uzun vadeli bir büyüme hikâyesi sunuyor. Bu durum, yatırımcılar için cazip fırsatlar yaratırken, aynı zamanda silahlanma yarışının hızlanmasına yönelik endişeleri de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, güçlü savunma sanayi altyapısı ve ihracat başarısıyla (Bayraktar TB2, ANKA, Hürjet gibi platformlar) Avrupa savunma sektöründeki büyümeden doğrudan etkilenmektedir. Avrupa ülkelerinin artan bütçeleri, Türk savunma şirketlerine yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ancak Avrupa Birliği'nin Türk şirketlerine yönelik olası ticari kısıtlamaları veya rekabet endişeleri, bu fırsatları sınırlayabilir. Türkiye'nin yerli ve milli savunma projelerini hızlandırması, dışa bağımlılığı azaltırken küresel pazardaki konumunu da güçlendirecektir. BNP Paribas'ın değerlendirmesi, savunma sektörünün jeopolitik risklere karşı güvenli bir liman olarak görüldüğünü teyit etmektedir.