ABD Senatörü Bernie Sanders (I-Vt.), yapay zeka (AI) alanında çığır açan bir yasa teklifi hazırladığını duyurdu. Sanders, pazartesi günü yayımladığı yaklaşık yedi dakikalık bir video mesajında, büyük yapay zeka şirketlerinde halka yüzde 50 hisse verilmesini öngören AI Egemen Varlık Fonu Yasası’nı (AI Sovereign Wealth Fund Act) kısa süre içinde Senato’ya sunacağını belirtti. Teklif, AI teknolojilerinin yarattığı muazzam ekonomik değerin adil bir şekilde dağıtılmasını amaçlıyor.
Gelişmenin arka planı
Sanders, video mesajında yapay zekanın iş gücü piyasasında yaratabileceği yıkıcı etkilere dikkat çekerek, “Eğer harekete geçmezsek, AI milyarderleri daha da zenginleşirken milyonlarca Amerikalı işsiz kalabilir. Bu yasa, teknolojinin faydalarının tabana yayılmasını sağlayacak” ifadelerini kullandı. AI Egemen Varlık Fonu, büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin yarısını bir kamu fonunda toplayarak, bu fondan elde edilecek geliri eğitim, sağlık ve altyapı gibi kamu hizmetlerine aktarmayı hedefliyor.
Sanders’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre teklif, yıllık geliri 100 milyar doları aşan veya piyasa değeri 1 trilyon doların üzerinde olan AI şirketlerini kapsıyor. Bu kriterlere şu anda Alphabet (Google), Amazon, Apple, Meta, Microsoft ve Nvidia gibi devler giriyor. Fon, şirketlerin halka arz sonrası hisselerinin yüzde 50’sinin zorunlu olarak fona devredilmesiyle oluşturulacak. Hisse devri karşılığında şirketlere herhangi bir tazminat ödenmeyecek; ancak şirketler, AR-GE teşvikleri ve vergi indirimleri gibi kamu desteklerinden yararlanmaya devam edebilecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu öneri, ABD’de teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesi ve düzenlenmesi konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Sektör temsilcileri, Sanders’ın planının “aşırı müdahaleci” olduğunu ve inovasyonu engelleyeceğini savunurken, sol kanat ekonomistler ve emek örgütleri teklifi desteklediklerini açıkladı. Kaliforniya merkezli Teknoloji Konseyi Başkanı Linda Moore, “Bu tür bir zorunlu hisse devri, ABD’nin küresel AI liderliğine darbe vurur. Şirketler vergi avantajı için başka ülkelere kayabilir” uyarısında bulundu.
Küresel ölçekte ise Sanders’ın teklifi, Çin ve Avrupa Birliği’nde benzer tartışmaları tetikleyebilir. Çin, halihazırda büyük teknoloji şirketlerinin “halkın ortak zenginliği” olarak görülmesi gerektiğini savunan bir modele sahip. AB ise Dijital Piyasalar Yasası ile büyük teknoloji şirketlerine daha sıkı kurallar getirmiş durumda. Sanders’ın planı, devletlerin AI’nin kontrolü ve kârının dağıtımı konusunda daha aktif rol alması yönünde yeni bir küresel eğilimin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin yapay zeka stratejisi açısından dolaylı da olsa önemli sinyaller veriyor. ABD’de kamu-özel ortaklığına dayalı böyle bir modelin tartışmaya açılması, Türkiye’nin milli AI politikalarında dikkate alınabilecek bir örnek teşkil edebilir. Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere kritik sektörlerde yerli üretimi teşvik ederken, AI geliştirme şirketlerinin kamu yararına yönlendirilmesi konusunda benzer mekanizmaları değerlendirebilir. Ayrıca, küresel AI pazarında devlet müdahalesinin artması, Türkiye’nin ihracat odaklı teknoloji şirketlerini yeni düzenlemelere hazırlıklı olmaya itebilir.