San Francisco Körfezi’ne besin arayışıyla giren gri balinaların yaklaşık beşte biri bu sularda hayatını kaybediyor. Yeni bir araştırma, okyanus sıcaklıklarının artması ve balinaların temel besin kaynağı olan amfipodların azalması nedeniyle gri balinaların giderek daha sık körfeze yöneldiğini, ancak burada karşılaştıkları tekne çarpışmalarının ölüm oranlarını ciddi şekilde yükselttiğini ortaya koydu. Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, 2016-2023 yılları arasında körfeze giren 105 gri balinadan 18’inin öldüğünü tespit etti. Bu, yüzde 17’lik bir ölüm oranına karşılık geliyor ve türün hayatta kalma mücadelesinde endişe verici bir tablo çiziyor.
Körfezdeki gizli tehlike: Tekne çarpışmaları
Araştırmacılar, ölümlerin büyük çoğunluğunun ticari gemi ve özel teknelerle çarpışma sonucu meydana geldiğini belirtiyor. Gri balinalar, uzun göç yolları boyunca genellikle kıyıya yakın sularda yüzerken, San Francisco Körfezi gibi dar ve yoğun trafiğe sahip alanlarda gemilerden kaçmakta zorlanıyor. Çalışmanın başyazarı Dr. Emily Jenkins, “Balinalar besin bulmak için risk alıyor, ancak bu risk giderek ölümcül hale geliyor” diyor. Okyanus ısınması, Kaliforniya kıyılarındaki soğuk su akıntılarını zayıflatarak balinaların besin zincirinin temelindeki küçük kabukluların azalmasına yol açtı. Bu durum, gri balinaları alternatif beslenme alanları aramaya itiyor. San Francisco Körfezi, bu bağlamda hem fırsat hem de tehlike sunuyor: Körfezdeki besin miktarı açık okyanusa göre daha yüksek olsa da, yoğun deniz trafiği balinalar için ölümcül bir engel oluşturuyor.
Bilim insanları, 2019 yılında başlayan ve halen devam eden olağanüstü bir ölüm olayına (unusual mortality event - UME) dikkat çekiyor. 2019’dan bu yana Batı Kıyısı boyunca binlerce gri balina kıyıya vurdu ya da ölü bulundu. UME, genellikle besin kıtlığı ve iklim değişikliğiyle ilişkilendiriliyor. Körfezdeki ölümler bu küresel tablonun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel boyut: İklim değişikliği ve deniz ekosistemleri
Gri balinaların karşı karşıya olduğu bu durum, yalnızca yerel bir sorun değil. Pasifik Okyanusu’ndaki ısınma, tüm deniz memelilerini ve ekosistemi tehdit ediyor. Deniz biyologları, balinaların beslenme alışkanlıklarındaki değişimin, okyanus sağlığının önemli bir göstergesi olduğunu vurguluyor. San Francisco Körfezi’ndeki ölümler, iklim değişikliğinin vahşi yaşam üzerindeki somut etkilerine dair güçlü bir kanıt sunuyor. Ayrıca, bölgedeki deniz trafiğinin düzenlenmesi ve balinaların korunması için daha sıkı önlemler alınması gerektiği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), gemi hız limitlerinin düşürülmesi ve balina göç yollarının haritalanarak gemi rotalarının yeniden belirlenmesi gibi adımların atılabileceğini belirtiyor. Ancak bu tür önlemlerin ekonomik maliyetleri ve lojistik zorlukları nedeniyle hayata geçirilmesi zaman alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak deniz ekosistemlerinin korunmasına duyarlı olmak zorunda. San Francisco Körfezi’ndeki gri balina ölümleri, İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı gibi yoğun deniz trafiğine sahip su yollarında benzer risklerin olabileceğini hatırlatıyor. Özellikle Akdeniz’de yaşayan ispermeçet balinaları ve yunuslar için gemi çarpışmaları ciddi bir tehdit. Ayrıca, küresel iklim değişikliğinin deniz canlılarını nasıl etkilediğine dair bu tür araştırmalar, Türkiye’nin deniz koruma politikalarına ışık tutabilir. Türkiye’nin denizlerindeki biyoçeşitliliği korumak için gemi rotalarının düzenlenmesi ve deniz memelilerinin izlenmesi gibi önlemleri gündemine alması yerinde olacaktır.