Suriye İçişleri Bakanlığı, başkent Şam'da bu hafta başında meydana gelen ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un resmi ziyareti sırasında patlayan iki bombanın faillerinin yakalandığını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan resmî açıklamada, saldırıyı düzenleyen şüphelilerin IŞİD terör örgütüyle bağlantılı olduğu belirtildi. Bombalı eylemler sonucunda iki sivil hayatını kaybederken, on iki kişi yaralandı. Olayların hemen ardından başlatılan geniş çaplı operasyonda güvenlik güçleri, saldırganların saklandığı adreslere baskın düzenleyerek üç kişiyi gözaltına aldı. Yetkililer, yakalanan şüphelilerin ifadelerinde saldırının Macron'un ziyareti sırasında maksimum can kaybı yaratmak amacıyla planlandığını itiraf ettiklerini aktardı.
Gelişmenin arka planı ve Şam'daki güvenlik durumu
Patlamalar, Macron'un Şam'da Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı kritik görüşmeler sırasında meydana geldi. Fransa Cumhurbaşkanı'nın Suriye'ye yaptığı bu ziyaret, 2011'de başlayan iç savaştan bu yana bir Batılı liderin ülkeye yaptığı ilk resmî ziyaret olması açısından büyük önem taşıyordu. Macron'un ziyareti, Suriye'nin yeniden inşası ve siyasi çözüm süreci konularında Fransa'nın arabuluculuk rolünü üstlenme girişimi olarak yorumlanmıştı. Ancak bombalı saldırılar, ülkedeki güvenlik durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Suriye İçişleri Bakanlığı sözcüsü, patlamaların ardından yaptığı basın açıklamasında, "Güvenlik güçlerimiz failleri çok kısa sürede yakalamış, terör hücresini çökertmiştir" ifadelerini kullandı. Sözcü, saldırının Suriye-Fransa ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatma çabalarını hedef aldığını vurguladı.
Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerine göre, saldırıda kullanılan patlayıcılar IŞİD'in kullandığı yöntemlerle benzerlik gösteriyor. Uzmanlar, IŞİD'in Suriye çölünde kalan küçük hücreler halinde faaliyet gösterdiğine ve zaman zaman kent merkezlerinde eylem düzenleyebildiğine dikkat çekiyor. Suriye hükümeti, 2019'da halifeliğin askeri olarak çökertilmesine rağmen örgütün uyuyan hücreler yoluyla tehdit oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Fransa-Suriye ilişkileri ve terörizmle mücadele
Macron'un Şam ziyareti, uzun süredir Suriye'ye yönelik katı bir tutum sergileyen Batılı ülkeler arasında bir kırılmaya işaret ediyordu. Fransa, Esed rejimine karşı uluslararası yaptırımların hafifletilmesi ve Suriye'ye insani yardımların artırılması konularında arabuluculuk yapmayı hedefliyordu. Ancak bu saldırı, Macron'un diplomatik çabalarını gölgede bırakma potansiyeli taşıyor. Olayların ardından Élysée Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Fransa'nın terörizmle mücadelede Suriye ile iş birliğine hazır olduğu ancak bu tür saldırıların barış sürecini baltalamak için yapıldığı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyı kınarken, IŞİD'in yeniden canlanmasına karşı uluslararası koalisyonun kararlılığını koruması gerektiğini vurguladı.
Analistlere göre, IŞİD'in hâlen Suriye ve Irak sınırında lojistik destek bulabildiği ve özellikle istikrarsız bölgelerde yeni üyeler kazanmaya çalıştığı biliniyor. Saldırının zamanlaması, Macron'un ziyareti sırasında gerçekleşmesi nedeniyle sembolik bir anlam taşıyor; örgütün hâlâ uluslararası siyasi gelişmeleri hedef alacak kapasitede olduğu mesajını veriyor. Suriye'deki terör tehdidinin yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik süreçleri de sekteye uğratabilecek boyutta olduğu anlaşılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, IŞİD'in Suriye'de hâlâ aktif olduğunu ve özellikle uluslararası toplumun dikkatini çeken hedeflere yönelebildiğini göstermektedir. Türkiye, uzun yıllardır IŞİD ve diğer terör örgütleriyle mücadele eden bir ülke olarak bu tür gelişmeleri yakından izlemektedir. Suriye'deki terör bağlantılı yapılanmaların, Türkiye'nin güney sınırında güvenlik riski oluşturması muhtemeldir. Ankara, IŞİD hücrelerinin sınıra yakın bölgelerde varlığını sürdürmesine karşı hassas bir tutum izlemektedir. Ayrıca, Fransa'nın Suriye'de yeniden diplomatik rol üstlenme çabaları, Türkiye'nin bölgedeki etkinliği ve Esed rejimiyle ilişkiler bağlamında dikkatle değerlendirilmelidir. Türkiye, terörizmle mücadele konusunda uluslararası iş birliğinin önemini vurgulamaya devam edecektir.