New Mexico Başsavcısı Raul Torrez, ABD Adalet Bakanlığı'nı (DOJ) eski Başkan Donald Trump döneminde Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin kritik belgeleri gizlemekle suçladı. Torrez, 13 Mart 2025'te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin eyaletinin yürüttüğü soruşturmayı 'bilinçli olarak engellediğini' belirtti. Soruşturma, milyarder iş insanı Epstein'in New Mexico'daki mülklerinde işlenen suçlara odaklanıyor. Eyalet yetkilileri, federal makamların belgeleri zamanında teslim etmediğini ve soruşturma sürecini baltaladığını iddia ediyor.
Gelişmenin arka planı
Epstein, 2019'da New York'ta bir hapishanede intihar etmeden önce, cinsel ticaret ve reşit olmayanlara yönelik suçlamalarla karşı karşıyaydı. New Mexico Başsavcılığı, Epstein'in Zuni Dağları'ndaki çiftliğinde işlenen suçları araştırıyor. Torrez, özellikle Trump yönetiminin Adalet Bakanlığı'nın, Epstein'ın bağlantılarını ve faaliyetlerini aydınlatacak belgeleri kasıtlı olarak geri tuttuğunu söyledi. Torrez, 'Bu belgeler olmadan adaleti tesis etmek imkansız' dedi. Eski Başsavcı William Barr döneminde DOJ'un, eyalet taleplerine yanıt vermediği belirtiliyor. Torrez ayrıca, federal yetkililerin Epstein'ın ölümünden hemen sonra bazı belgeleri imha etmiş olabileceğinden şüpheleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, ABD'de eyalet-federal hükümet arasındaki yetki çatışmasının bir örneği olarak görülüyor. Epstein skandalı, küresel çapta siyasetçi, iş insanı ve kraliyet ailelerini de içine alan bir ağa işaret ediyor. New Mexico'nun çabaları, diğer eyaletlerin de benzer soruşturmalar açmasına yol açabilir. Ayrıca, bu durum Trump yönetimine yönelik eleştirileri artırabilir. Uluslararası kamuoyu, özellikle Avrupa basını, Epstein ağının çözülmesini yakından takip ediyor. Soruşturmanın genişlemesi, ABD'de adalet sisteminin bağımsızlığına dair soruları da gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Epstein soruşturmasının Türkiye'ye doğrudan bir yansıması bulunmasa da, ABD'deki hukuki süreçlerin uluslararası yankıları Türk kamuoyunda takip ediliyor. Türkiye, ABD ile adli işbirliği konularında zaman zaman benzer engellerle karşılaşabiliyor. Bu dava, federal ve eyalet düzeyindeki kurumlar arası koordinasyonun önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin, kendi soruşturmalarında benzer belge paylaşımı sorunları yaşamaması için iç hukukunu güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, Epstein skandalının küresel boyutu, Türkiye'nin de benzer suç ağlarına karşı mücadele kapasitesini artırması için bir uyarı niteliği taşıyor.