NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma harcamaları konusundaki sert eleştirilerinin haklı olduğunu söyledi. POLITICO’ya verdiği röportajda Rutte, “Bunu kabul etmeliyiz: Trump haklıydı” diyerek Avrupalı müttefiklerin yıllardır yeterince katkı yapmadığını itiraf etti. Kriz değil, bir fırsat penceresinden bakan Rutte, Washington’daki yeni yönetimin güvenlik garantileri konusunda Avrupa’ya yönelttiği taleplerin aslında müttefikleri güçlendireceğini vurguladı. Ukrayna savaşının üçüncü yılında, transatlantik bağların yeniden tanımlandığı bu dönemde Rutte’nin çıkışı, Avrupa’nın kendi güvenliğine daha fazla yatırım yapması gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Trump’ın “Bedel Ödeyin” Çağrısı: Kriz mi, Fırsat mı?
Rutte, röportajında Trump’ın başkanlık yarışındaki zaferini bir şans olarak gördüğünü belirtti. Trump’ın “NATO ölü” benzetmeleri ve Avrupa’yı “ücretsiz binicilikle” suçlayan söylemi, özellikle 2017-2021 döneminde ittifakı sarsmıştı. Ancak Rutte, şimdi farklı bir tablo çiziyor: “Trump’ın bizi harcamaları artırmaya zorlaması, caydırıcılığımızı güçlendirdi. Asıl sorun, Avrupalıların sorumluluk almamasıydı.”
NATO’nun hedefi olan GSYH’nin yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdü, hâlâ birçok üye tarafından tam olarak karşılanmıyor. Polonya, Estonya, Letonya ve Yunanistan gibi ülkeler bu oranın üzerinde harcama yaparken, Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük ekonomiler hâlâ yetersiz kalıyor. Rutte, “Sadece vaatler yetmez; somut adımlar görmeliyiz” diyerek Avrupalı liderlere mesaj gönderdi.
Atlantik’in İki Yakası: Yeni Denge Arayışı
Rutte’nin bu çıkışı, Washington’un Avrupa’nın savunmasına daha az angaje olma ihtimaline karşı bir hazırlık olarak yorumlanıyor. Trump yönetimi döneminde ABD’nin NATO’dan çekileceği spekülasyonları yaygınlaşmış, Avrupa’da “Stratejik Özerklik” kavramı yeniden canlanmıştı. Ancak Ukrayna savaşı, bu tartışmayı daha acil hale getirdi. Rusya’nın saldırganlığı karşısında Avrupa, kendi güvenliğine yatırım yapmak zorunda olduğunu gördü. Rutte, “Ukrayna’daki savaş bize şunu öğretti: Güvenlik ucuz değil, ama bedeli ödenmezse çok daha pahalı” yorumunu yaptı.
Bununla birlikte, Rutte’nin Trump’a yönelik olumlu sözleri, Avrupa’da bir kesim tarafından eleştiriliyor. Zira Trump’ın NATO karşıtı söylemi, ittifakın geleceği konusunda endişeleri artırmıştı. Ancak Rutte, pragmatik bir yaklaşımla, Washington’la işbirliğini sürdürmenin önemini vurguluyor: “ABD olmadan Avrupa’nın savunması mümkün değil. Ama Avrupa’nın daha fazla yük üstlenmesi de şart.”
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO’daki tartışmalar, Türkiye için iki yönlü bir etki yaratıyor. Bir yandan Türkiye, GSYH’sinin yüzde 2’nin üzerinde savunma harcaması yaparak ittifakın yük paylaşımı hedeflerini fazlasıyla karşılıyor. Bu, Ankara’nın var olan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve Trump’ın “bedel ödeyin” çağrısına zaten uyum sağladığını gösteriyor. Diğer yandan, Avrupa’nın kendi savunmasına daha fazla yatırım yapması, NATO içinde Türkiye’nin stratejik önemini görece azaltabilir. Ancak Rutte’nin ABD’ye yakın duran söylemleri, Türkiye’nin Washington’la ilişkilerinde bir miktar rahatlama sağlayabilir; zira Trump’ın “NATO’dan çekilme” tehditleri karşısında Türkiye, ittifakın Doğu kanadındaki kritik konumuyla caydırıcılığı korumada kilit rol oynuyor.