İzlanda'nın eski Başbakanı ve Merkez Parti lideri Sigmundur Davíð Gunnlaugsson, ülkesinin Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerine yeniden başlama fikrine karşı çıkarak, AB yanlısı seçmenlere yönelik sert bir mesaj verdi: 'Referandumunuz bir şey değiştirmez.' Gunnlaugsson, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik toprak taleplerinin, Reykjavik'in Brüksel ile bağlarını güçlendirmesi için bir gerekçe olamayacağını savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
İzlanda, 2009 yılında küresel mali krizin ardından AB üyelik başvurusunda bulunmuş, ancak müzakereler 2013'te hükümet değişikliğiyle askıya alınmıştı. 2015 yılında Gunnlaugsson'un başbakanlığı döneminde başvuru resmen geri çekilmişti. Şimdi ise Grönland üzerindeki gerilim, İzlanda'da AB üyeliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, halkın AB üyeliği konusundaki görüşünü almak için bir referandum çağrısı yapıyor. Ancak Gunnlaugsson, bu çağrılara karşı çıkıyor ve referandumun sonucunun bağlayıcı olmadığını, hükümetin kararlarının parlamentoda alınması gerektiğini vurguluyor.
Gunnlaugsson, yaptığı açıklamada, AB üyeliğinin İzlanda'nın balıkçılık sektörü ve egemenliği üzerinde olumsuz etkileri olacağını belirterek, 'İzlanda halkı, AB'nin ortak balıkçılık politikasına katılmak istemiyor. Bu, bizim için vazgeçilmez bir ulusal çıkar meselesidir' dedi. Ayrıca, AB'nin İzlanda'ya ekonomik olarak cazip fırsatlar sunmadığını, ülkenin Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) üyeliği sayesinde zaten AB'nin iç pazarına erişiminin bulunduğunu hatırlattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Grönland, Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olmasına rağmen, ABD'nin bölgeye yönelik artan ilgisi Kuzey Atlantik'te jeopolitik bir gerilim yaratıyor. Trump'ın Grönland'ı satın alma fikri ilk kez 2019'da gündeme gelmiş ve Şubat 2025'te yeniden tartışılmıştı. Bu durum, İzlanda dahil bölge ülkelerini güvenlik endişelerine itiyor. Ancak Gunnlaugsson, bu endişelerin AB üyeliği için bir bahane olarak kullanılmaması gerektiğini savunuyor. Ona göre, İzlanda'nın güvenliğini sağlamak için NATO üyeliği yeterli; AB ise savunma alanında etkili bir güç değil.
İzlanda, AB üyesi olmayan ancak NATO üyesi olan bir ülke olarak, askeri olarak ABD'ye yakın bir konumda. Ülkede ABD askeri üssü bulunmasa da, İzlanda'nın stratejik konumu, Kuzey Atlantik'te hava ve deniz savunması açısından önem taşıyor. Son dönemde, Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki artan faaliyetleri ve Çin'in bölgeye yönelik ilgisi, İzlanda'nın güvenlik politikalarını da etkiliyor. Bu bağlamda, AB üyeliğinin İzlanda'ya ek bir güvenlik garantisi sağlamayacağı savunuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır AB üyelik sürecinde olan ancak müzakereleri askıda olan bir ülke olarak, İzlanda'nın AB'ye yönelik isteksizliğini ilginç bir örnek olarak değerlendirebilir. Ancak Kuzey Atlantik'teki bu gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmiyor. Yine de, Grönland üzerindeki ABD talepleri, NATO içindeki dengeleri etkileyebilir ve bu durum Türkiye'nin de dahil olduğu ittifakın genel güvenlik yapısına yansıyabilir. Türkiye'nin, Arktik bölgesindeki kaynak rekabeti ve yeni deniz yollarının açılması gibi konularda jeopolitik gelişmeleri izlemesi önem taşıyor. İzlanda'nın AB üyeliğine mesafeli duruşu, AB'nin genişleme politikasının zayıfladığına dair bir işaret olarak da okunabilir; bu da Türkiye'nin AB perspektifini dolaylı olarak etkileyebilir.