Rusya'nın Ukrayna'yı tam kapsamlı işgalinin ilk günlerinde, Şubat 2022'de Rus ordusu için yanlış gidebilecek pek çok şey yanlış gitti. KatyaValya adlı gönüllü bir organizasyonun kurucularından biri, o günleri şöyle anımsıyor: "Donetsk'teki (Rus kontrolündeki) tüm asker arkadaşlarımızı aradık, ancak kimse gerçekten bir açıklama yapamadı ya da bir şey söyleyemedi." Bu belirsizlik, savaşın ilk haftalarında Rus ordusunun lojistik eksiklikleri, zayıf iletişim ve plansız ilerleyişle karşı karşıya kaldığı bir döneme işaret ediyordu.
KatyaValya ve Diğer Gönüllü Girişimlerin Doğuşu
Rus ordusunun ihtiyaç duyduğu malzemeleri sağlamak için ortaya çıkan KatyaValya gibi gruplar, askeri terminallerden termal kılıflara, ilaçlardan yiyeceğe kadar birçok kalemi tedarik etmeye başladı. Başlangıçta hükümetle işbirliği içinde çalışan bu gruplar, "devlet düzeni" olarak adlandırılan bir sistemle resmi savunma siparişlerini tamamlıyordu. Ancak zamanla, Kremlin'in savaşı yönetme biçimi ve artan bürokratik engeller, bu gönüllü çabaların etkinliğini azalttı. Özellikle 2022 sonbaharında Rus ordusunun Harkiv ve Herson'dan çekilmesi, gönüllü grupların moralini bozarken, devletin bu grupları daha sıkı kontrol altına alma çabaları da hızlandı.
Bu girişimlerin en dikkat çekici yanı, Rus devletinin resmi savunma sanayisinin yetersiz kaldığı noktalarda, sıradan vatandaşların ve küçük işletmelerin devreye girmesiydi. Ancak savaş uzadıkça, devlet bu gönüllü yapıları ya kendi bünyesine almayı ya da dağıtmayı tercih etti. Örneğin, bazı gruplara doğrudan askeri birliklerle çalışma izni verilirken, diğerleri “yabancı ajan” yasalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, Rusya'nın savaş ekonomisinde gönüllü çabaların kısa ömürlü bir çözüm olduğunu gösterdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kitle Kaynaklı Savaşın Geleceği
Rusya'daki deneyim, modern savaşlarda devlet dışı aktörlerin ve kitle kaynaklı girişimlerin rolünü sorgulatıyor. Ukrayna'da ise tam tersi bir süreç yaşanıyor: Gönüllü bağışlar, sivil toplum ve yabancı yardımlarla desteklenen bir savunma ekosistemi var. Rusya'daki KatyaValya benzeri yapıların gerilemesi, otoriter rejimlerde sivil inisiyatifin sürdürülebilirliğinin sınırlarını ortaya koyuyor. Bu durum, küresel çapta siber savunmadan insansız hava araçları üretimine kadar birçok alanda kitle kaynaklı çözümlerin tartışılmasına yol açıyor. Özellikle küçük devletler veya isyancı gruplar için bu model cazip görünse de, Rusya örneği merkezi kontrolün olmadığı durumlarda sistemin çökebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savunma sanayisinde yerli üretim ve ihracat odaklı bir strateji izlerken, Rusya'daki bu gönüllü girişimlerin başarısızlığı, devlet kontrolünün önemini vurguluyor. Türkiye'nin SİHA ve İHA üretimindeki başarısı, merkezi planlama ve Ar-Ge yatırımlarına dayanıyor. Rusya'nın kitle kaynaklı modeli, kriz anlarında hızlı çözümler sunsa da uzun vadede sürdürülebilir değil. Türkiye açısından bu durum, savunma sanayisinin devlet eliyle yönetilmesinin ve özel sektörün kontrollü entegrasyonunun daha verimli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Ukrayna'daki sivil destekli savunma modeli, Türkiye'nin dost ülkelerle işbirliğini derinleştirmesi için bir fırsat sunabilir.