Rusya, Ukrayna'nın birçok şehrine düzenlediği yoğun hava saldırılarında en az 22 sivili öldürdü. Saldırılar, Moskova'nın savaş alanındaki ilerleyişinin durma noktasına gelmesinin ardından, hava üstünlüğünü kullanarak Ukrayna'nın enerji altyapısını ve sivil yerleşimlerini hedef alan stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Saldırıların arka planı
Ukrayna yetkililerine göre, son 24 saat içinde Rus ordusu ülkenin doğu, güney ve merkez bölgelerindeki en az 10 şehri füzeler ve insansız hava araçlarıyla vurdu. En ağır saldırı, Zaporijya bölgesindeki bir yerleşim yerine düzenlenen saldırıda 10 kişinin ölümüne neden oldu. Harkiv, Dnipro ve Sumi şehirleri de yoğun bombardımana maruz kaldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, saldırılarda çoğunluğu seyir füzeleri olmak üzere 50'den fazla füzenin kullanıldığını, ancak bir kısmının hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi.
Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların Ukrayna'nın askeri altyapısını hedef aldığını, sivil kayıpların kasıtlı olmadığını iddia etti. Ancak bağımsız gözlemciler, kullanılan mühimmatın türü ve hedef seçimindeki özensizliğin sivil kayıpları kaçınılmaz kıldığını belirtiyor. Saldırılar, Ukrayna'nın enerji şebekesinde ciddi hasara yol açarken, milyonlarca kişi elektriksiz kaldı. Özellikle kış aylarının yaklaştığı bir dönemde bu durum, insani bir krize dönüşme riski taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın hava saldırılarını yoğunlaştırması, Ukrayna'nın Batı'dan gelen uzun menzilli silah taleplerini daha da artırdı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, müttefiklerden daha fazla hava savunma sistemi talep ederken, "Rus terörü ancak gökyüzünde durdurulabilir" ifadesini kullandı. NATO ülkeleri, Ukrayna'ya ek hava savunma bataryaları ve mühimmat gönderme sözü verse de, bu yardımların yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler var.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, saldırıları kınayarak Rusya'ya karşı yeni yaptırımların sinyalini verdi. Avrupa Birliği de Ukrayna'ya mali destek paketini artırma kararı aldı. Öte yandan, Kremlin'in bu taktiği savaşın seyrini değiştirmekten ziyade, Ukrayna'nın direncini kırmayı ve Batı'nın desteğini zayıflatmayı amaçladığı yorumları yapılıyor. Uzmanlar, Moskova'nın kış öncesi enerji altyapısını vurarak Ukrayna'yı müzakere masasına zorlamaya çalıştığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırılar, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliğini ve enerji hatlarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, savaşın başından beri hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemekte hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürmektedir. Ancak Rusya'nın sivil altyapıya yönelik bu tür saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zora sokabilir. Ayrıca, Ukrayna'daki savaşın uzaması, Türkiye'nin gıda güvenliği (tahıl koridoru anlaşması) ve enerji maliyetleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Türk kamuoyu, özellikle Kırım Tatarları ve Ukrayna'daki soydaşlarımızın güvenliği açısından gelişmeleri endişeyle takip etmektedir.