Rusya, 17 Temmuz 2024 tarihinde Ukrayna'nın Karadeniz kıyısındaki iki liman kentine yönelik yoğun saldırılar düzenledi. Yetkililerin açıklamasına göre, saldırılarda en az 3 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Moskova yönetimi, Ukrayna'nın kritik ticaret yollarına yönelik baskıyı artırırken, bu son saldırılar bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırdı.
Saldırının arka planı
Ukrayna Donanması'nın yaptığı açıklamaya göre, Rus savaş uçakları ve füzeleri Odesa bölgesindeki Çornomorsk ve Yujni limanlarını hedef aldı. Saldırıda isabet alan bir ticari gemi ve liman altyapısında ciddi hasar meydana geldi. Ukrayna Altyapı Bakanlığı, saldırılar sonucu iki limanın geçici olarak faaliyetlerini durdurduğunu bildirdi. Ölenler arasında bir liman işçisi ve iki sivilin bulunduğu, yaralıların hastanelere kaldırıldığı kaydedildi.
Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların Ukrayna'nın askeri tesislerine yönelik olduğunu, sivil hedeflerin vurulmadığını iddia etti. Ancak bölgedeki görgü tanıkları, saldırıların yoğun şekilde sivil yerleşim alanlarına da isabet ettiğini belirtti. Bu saldırılar, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın geçen yıl sona ermesinden bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın deniz ticaretini engellemeye yönelik en sert eylemlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'nın Karadeniz limanları, dünya tahıl ticaretinin yaklaşık %10'unu karşılıyor. Rusya'nın bu limanlara yönelik saldırıları, küresel gıda fiyatlarında dalgalanmalara yol açıyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2023 yılında Ukrayna'dan 56 milyon ton tahıl ihraç edildi. Saldırıların ardından uluslararası tahıl fiyatlarında %2'ye varan artış yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıları kınarken, Rusya'nın gıda güvenliğini silah olarak kullandığını ifade etti. Avrupa Birliği (AB) de konuya ilişkin yeni yaptırımlar hazırlığında olduğunu duyurdu. Bu gelişmeler, Karadeniz'deki deniz ticaret yollarının güvenliğinin uluslararası toplumun öncelikli gündem maddelerinden biri haline getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'deki bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Karadeniz'e kıyıdaş devletlerin deniz trafiğini düzenleme yetkisine sahip olan Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasının sağlanmasında kilit rol oynamıştı. Rusya'nın liman saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını ve Karadeniz'deki istikrar arayışını zora sokuyor. Ayrıca, Türkiye'ye yönelik tahıl sevkiyatının aksaması, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Ankara'nın bölgede kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda diplomatik girişimlerini sürdürmesi bekleniyor.