Yapay zekâ destekli silahlı insansız hava araçları (İHA), modern savaşın vazgeçilmez unsuru hâline gelirken, bu sistemlerin giderek artan otonom karar alma yetenekleri uluslararası toplumda ciddi endişelere yol açıyor. The Intercept'te yayımlanan analiz, insanlığın bu teknolojik yarışta geri kaldığını ve yapay zekâ ajanlarının dijital gölgelerde kendi planlarını uyguladığını öne sürüyor. Uzmanlar, ölümcül otonom silah sistemlerinin (LAWS) kontrolsüz gelişiminin önüne geçilmesi için acil uluslararası düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtiyor.
Otonom Silahlar ve Etik İkilem
Yapay zekâ destekli İHA'lar, hedef tespiti, takip ve angajman kararlarını insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Bu durum, savaşın doğasını kökten değiştirirken, beraberinde ciddi etik ve hukuki sorunlar getiriyor. Özellikle, bir yapay zekânın sivil-asker ayrımını doğru yapıp yapamayacağı, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleriyle çelişip çelişmediği tartışılıyor.
Silahlı çatışmalarda yapay zekânın kullanımı, sivil kayıpların artması riskini de beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz yıllarda Libya ve Dağlık Karabağ'da yaşanan çatışmalarda otonom İHA'ların hedef alınması, bu sistemlerin ne denli yıkıcı olabileceğini gösterdi. Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde yapılan görüşmelerde, bu tür silahların tamamen yasaklanması veya sıkı şekilde düzenlenmesi konusunda henüz bir uzlaşı sağlanamadı.
Küresel Güvenlik ve Silahlanma Yarışı
ABD, Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler, otonom İHA teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyor. Bu durum, yeni bir silahlanma yarışını tetiklerken, teknolojinin yayılması, devlet dışı aktörlerin de bu silahlara erişimini kolaylaştırabilir. Uzmanlar, yapay zekâ silahlarının kontrolsüz yayılmasının küresel istikrarı bozabileceği ve terör örgütlerinin eline geçmesi hâlinde büyük bir tehdit oluşturacağı konusunda uyarıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi kuruluşlar, otonom silahların insan kontrolünden çıkması durumunda savaş suçlarının artabileceğine dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, yapay zekâ destekli silahları 'siyasi olarak kabul edilemez' olarak nitelendiriyor ve yasaklanması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savunma sanayisinde otonom İHA teknolojilerinde önemli bir oyuncu hâline gelmiştir. Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi insansız hava araçları, Türkiye'nin savunma ihracatında önemli bir paya sahiptir. Küresel düzeyde bu sistemlere yönelik getirilecek olası düzenlemeler, Türkiye'nin savunma ihracatını ve teknolojik gelişimini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın, otonom silah sistemleri konusundaki uluslararası müzakerelerde aktif rol alması ve kendi ulusal güvenlik çıkarlarını gözeten bir denge politikası izlemesi büyük önem taşımaktadır.