Rusya, 16 Mart 2025 gecesi Ukrayna'nın birçok şehrine eş zamanlı ve yoğun bir saldırı düzenledi. Saldırılarda en az 22 kişinin öldüğü, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. Ukrayna İçişleri Bakanlığı, saldırıların başkent Kiev, Harkiv, Dnipro ve Odesa gibi büyük şehirlerin yanı sıra batı bölgelerini de hedef aldığını açıkladı. Hava savunma sistemlerinin birçok füze ve insansız hava aracını düşürdüğü ancak altyapı tesislerine ve sivil yerleşim alanlarına isabetler olduğu belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı askeri yardımların arttığı ve savaşın üçüncü yılına girdiği bir dönemde gerçekleşti. Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların Ukrayna'nın enerji altyapısına ve askeri tesislerine yönelik olduğunu, hedeflerin vurulduğunu öne sürdü. Ancak Ukraynalı yetkililer, sivil binaların, hastanelerin ve okulların da vurulduğunu belirterek savaş suçu işlendiğini ifade etti. Kiev'de bir apartmana isabet eden füze sonucu 5 kişinin öldüğü, aralarında iki çocuğun bulunduğu aktarıldı. Harkiv'de ise bir alışveriş merkezine düzenlenen saldırıda 8 sivil yaşamını yitirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, saldırıyı 'Rus terörü' olarak nitelendirirken, uluslararası topluma hava savunma sistemlerinin hızla sağlanması çağrısında bulundu.
Batılı kaynaklar, saldırıda İran yapımı Şahid tipi insansız hava araçları ve seyir füzelerinin kullanıldığını belirtti. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca 80'den fazla füze ve 60 İHA'nın fırlatıldığını, bunların 70'e yakın kısmının düşürüldüğünü açıkladı. Ancak savunma hatlarını aşan füzelerin önemli hasara yol açtığı bildirildi. Enerji Bakanlığı, ülkenin birçok bölgesinde elektrik kesintileri yaşandığını ve onarım çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşta sivil altyapıyı hedef alma stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor. Analistler, saldırının zamanlamasının, ABD ile Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde yapılması planlanan barış görüşmeleri öncesinde Kiev'in elini zayıflatma amacı taşıdığını değerlendiriyor. NATO, saldırıyı kınarken, üye ülkelere Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi gönderme çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'nın 'enerji terörü' olarak tanımladığı saldırılara karşı yeni yaptırımları gündeme getirdiklerini söyledi. Birleşmiş Milletler ise sivil kayıpların arttığına dikkat çekerek taraflara ateşkes çağrısını yineledi.
Öte yandan Rusya'nın, Karadeniz'deki tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması için Ukrayna'ya baskı yaptığı yorumları yapılıyor. Saldırıların Odesa limanını hedef alması, tahıl ihracatını sekteye uğratma amacı taşıyor olabilir. Küresel gıda fiyatlarının yeniden yükselme riski, Afrika ve Orta Doğu'da gıda güvenliğini tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Bu saldırı, Karadeniz'deki mayın tehdidini ve tahıl anlaşmasının akıbetini yeniden gündeme getirdi. Türkiye, tahıl koridorunun sürdürülmesi ve genişletilmesi için arabuluculuk yaparken, Rusya'nın Odesa'yı vurması bu çabaları zorlaştırabilir. Ayrıca, Ukrayna'ya yönelik artan saldırılar, Ankara'nın NATO'daki sorumlulukları ile Moskova ile enerji ve turizm ilişkileri arasında hassas bir denge kurmasını gerektiriyor. Türkiye'nin insani yardım ve yeniden inşa süreçlerinde oynadığı rolün yanı sıra, savunma sanayii alanında Ukrayna ile işbirliği projeleri de bu gelişmeden etkilenebilecek alanlar arasında.