Rusya’nın Ukrayna’nın güneyindeki Odesa limanı yakınlarında bir mısır yüklü ticari gemiye düzenlediği füze saldırısında en az 10 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihracatına yönelik en kanlı eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Yerel yetkililer, arama kurtarma çalışmalarının gece boyunca sürdüğünü ve şu ana kadar 10 cesede ulaşıldığını, kayıp sayısının artabileceğini bildirdi. Olay, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırırken, Karadeniz’de seyir güvenliği konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi. Ukrayna Dışişleri Bakanı, saldırıyı ‘uluslararası hukukun açık ihlali’ olarak nitelendirirken, Rusya cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Saldırının ayrıntıları ve kurtarma çalışmaları
Ukrayna Donanması’ndan yapılan açıklamaya göre, saldırı bu sabah erken saatlerde Odesa’ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta demirlemiş bir ticari gemiye yönelik gerçekleştirildi. Gemi, Palau bandıralı ve mısır yüklü olduğu belirtilen bir kargo gemisiydi. İlk belirlemelere göre saldırıda iki füze kullanıldı ve geminin orta kısmına isabet etti. Patlamanın şiddetiyle gemi kısa sürede alev aldı ve mürettebatın bir kısmı denize atlamak zorunda kaldı. Ukrayna Sahil Güvenliği ve Odesa Belediyesi’ne bağlı ekipler, olay yerine hızla sevk edildi ve arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Yetkililer, gece boyunca 10 cesedin denizden ve gemiden çıkarıldığını, 5 mürettebatın ise sağ kurtarıldığını ancak kayıp sayısının tam olarak bilinmediğini ifade etti. Bölgede çalışmalarını sürdüren ekipler, enkaz altında kalmış olabilecek kişileri arıyor.
Uluslararası tepkiler ve Karadeniz tahıl koridoru
Saldırı, uluslararası arenada büyük tepki çekti. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, ‘Sivillere ve sivil altyapıya yönelik her türlü saldırı kabul edilemez’ diyerek olayı kınadı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise Rusya’nın Karadeniz’de seyir güvenliğini tehdit eden bu tür eylemlerinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Öte yandan, Türkiye, Mısır ve Ukrayna arasında imzalanan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin (Black Sea Grain Initiative) geleceği de sorgulanmaya başlandı. Söz konusu anlaşma, savaşa rağmen Ukrayna’nın tahıl ihracatına izin veriyordu ancak Rusya, anlaşmayı defalarca bloke etmiş ve Mayıs ayında sona ermesine karşı çıkmıştı. Saldırının, Rusya’nın Karadeniz’deki tahıl taşımacılığına yönelik bir caydırma politikası izlediği yönünde değerlendirmelere yol açtığı belirtiliyor.
Saldırının arka planı: Rusya’nın Karadeniz stratejisi
Uzmanlar, bu saldırının Rusya’nın Ukrayna’nın ihracat kabiliyetini zayıflatma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Rusya, savaşın başından bu yana Ukrayna’nın limanlarını ve ticari gemilerini hedef alarak ülkenin ekonomik altyapısına darbe vurmayı amaçlıyor. Özellikle Odesa, Ukrayna’nın en büyük limanı ve tahıl ihracatının yüzde 60’ının gerçekleştiği bir merkez konumunda. Son saldırının, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılmasına yönelik diplomatik çabaların devam ettiği bir dönemde yapılması dikkat çekiyor. Rusya, anlaşmanın kendisine yönelik yaptırımların hafifletilmesini öngören kısmının uygulanmadığı gerekçesiyle tahıl koridorunu sürekli bloke ediyor. Batılı ülkeler ise Rusya’yı gıda güvenliğini silah olarak kullanmakla suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin hem arabulucusu hem de garantör ülkesi olarak kritik bir rol oynuyor. Odesa açıklarındaki bu saldırı, anlaşmanın geleceğine yönelik belirsizliği artırırken, Türkiye’nin Moskova ve Kiev arasında denge kurma çabalarını da zorlaştırıyor. Ankara, tahıl anlaşmasının yeniden yürürlüğe girmesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor ancak Rusya’nın artan saldırganlığı, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü ve bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Ayrıca, Türkiye’nin Karadeniz’deki ticari çıkarları ve Montrö Sözleşmesi kapsamındaki boğazlardan geçiş rejimi üzerindeki etkisi de göz önünde bulundurulduğunda, bu tür olayların Türkiye için hem ekonomik hem de jeopolitik riskleri barındırdığı söylenebilir.