İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri ile 'topyekün bir savaş' içinde olduğunu duyurdu. Bu açıklama, Washington'un İran genelindeki askeri hedeflere yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Tahran yönetiminin misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki bazı ülkelere füze saldırıları düzenlemesinin ardından geldi. Gerilim, son haftalarda bölgede tırmanan çatışmaların yeni bir boyut kazanmasına yol açtı.
Gelişmelerin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı, İran'ın askeri tesislerine yönelik geniş çaplı hava operasyonları düzenlediğini doğruladı. Operasyonların, İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine yönelik saldırılarına yanıt olarak başlatıldığı bildirildi. Pentagon yetkilileri, vurulan hedefler arasında İran Devrim Muhafızları'na ait karargâhlar, füze rampaları ve insansız hava aracı üslerinin bulunduğunu belirtti. İran resmi haber ajansı IRNA ise saldırılarda en az 45 askerî personelin hayatını kaybettiğini, 200'den fazla kişinin yaralandığını iddia etti.
Buna karşılık İran, Umman Körfezi'ndeki Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait bir petrol terminaline ve Bahreyn'deki bir ABD deniz üssüne balistik füzeler fırlattı. BAE yönetimi, saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığını açıklarken, Bahreyn çok sayıda füzenin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıların 'meşru müdafaa' kapsamında gerçekleştirildiğini ve ABD'ye destek veren ülkelerin hedef alınacağını ilan etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Ortadoğu'da yeni bir savaşın eşiğine gelindiği yorumları yapılırken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı alırken, Suudi Arabistan ve Katar arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. Rusya ve Çin, ABD'yi 'provokasyonla' suçlarken, Avrupa Birliği iki tarafı da diyaloğa davet etti. Ekonomik boyutta ise küresel petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde yükselerek varil başına 95 doları aştı. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin dünya enerji arzında ciddi kesintilere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD hem de İran ile diplomatik ilişkileri olan bir ülke olarak bu krizden doğrudan etkileniyor. Ankara, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ittifak yükümlülüklerini dengelerken, diğer yandan komşusu İran ile sınır güvenliği ve enerji ticareti bağlarını korumak zorunda. Çatışmanın yayılması halinde Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir istikrarsızlık dalgası tetiklenebilir; ayrıca petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış Türkiye ekonomisi üzerinde ek yük oluşturacaktır. Türk dış politikasının bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenmesi muhtemel görünüyor.