Rusya'nın NATO ülkelerine yönelik hibrit saldırılarının doğrudan bir askeri çatışmaya dönüşebileceği endişesi Batı başkentlerinde giderek güçleniyor. NPR'ye konuşan eski ABD NATO Büyükelçisi Kurt Volker, Moskova'nın ittifakı test etmeye yönelik adımlar attığını ve bu tür eylemlerin kontrolden çıkma riski taşıdığını söyledi. Volker, "Rusya'nın hibrit saldırıları, NATO'nun kırmızı çizgilerini yokluyor. Yanlış hesaplama durumunda doğrudan bir askeri çatışma kaçınılmaz hale gelebilir" uyarısında bulundu.
Hibrit savaşın yeni cephesi: Baltıklar ve Doğu Avrupa
Son aylarda Baltık ülkeleri, Polonya ve Romanya'da Rusya bağlantılı olduğu düşünülen bir dizi olay yaşandı. GPS sinyallerinin karıştırılması, kritik altyapıya yönelik siber saldırılar, seçimlere müdahale girişimleri ve göçmen krizleri gibi yöntemlerle Moskova'nın NATO'nun doğu kanadında istikrarsızlık yaratmaya çalıştığı öne sürülüyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, ittifakın bu tür "gri alan" saldırılarına karşı savunma hatlarını güçlendirdiğini belirtmişti.
Volker, Rusya'nın özellikle Ukrayna'daki savaşın seyrini değiştirmek için Batı'ya yönelik baskıyı artırdığını vurguladı. "Putin, NATO'nun birlik ve kararlılığını kırmaya çalışıyor. Amacı, ittifakın 5. Madde kapsamındaki güvenilirliğini sarsmak" dedi. Eski büyükelçi, Batı'nın bu tür saldırılara karşı ortak ve koordineli bir yanıt geliştirmesi gerektiğini, aksi halde Rusya'nın daha cesur adımlar atabileceğini sözlerine ekledi.
NATO'nun yanıtı ve caydırıcılık sorunu
NATO, 2023 Vilnius Zirvesi'nde hibrit tehditlere karşı yeni bir savunma konsepti kabul etmişti. Ancak ittifak içinde, bu tür saldırılara nasıl karşılık verileceği konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Bazı üyeler, hibrit saldırıların 5. Madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda net bir tanım olmadığını savunuyor. Volker, "Eğer NATO, hibrit saldırıları yeterince caydırıcı bir şekilde cezalandırmazsa, Rusya bunu zayıflık olarak algılar ve daha ileri gider" değerlendirmesinde bulundu.
ABD ve Avrupa'daki güvenlik uzmanları, Rusya'nın özellikle 2024 ABD başkanlık seçimleri öncesinde etki operasyonlarını yoğunlaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik sabotajın ardından kritik denizaltı altyapısının korunması da NATO'nun öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın hibrit saldırıları ve NATO içindeki caydırıcılık tartışmaları, Türkiye için kritik bir denge politikası anlamına geliyor. Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olmasına rağmen Rusya ile ekonomik ve enerji bağlarını sürdürüyor. Olası bir doğrudan çatışma, Türkiye'yi ittifak yükümlülükleri ile Moskova ile ilişkileri arasında zor bir seçimle karşı karşıya bırakabilir. Ayrıca, Karadeniz'de artan gerilim ve hibrit tehditler, Türkiye'nin güney kanadındaki güvenlik risklerini artırıyor. Ankara'nın, NATO içinde hibrit saldırılara yönelik ortak bir tutum geliştirilmesi çağrılarına destek vermesi, hem ittifak içindeki konumunu güçlendirecek hem de Rusya'ya karşı caydırıcılığı artıracaktır.