Rusya, Moldova polisinin Kişinev'deki büyükelçilik personeline 'şiddet ve gözaltı tehdidi' uyguladığı gerekçesiyle Moldova'nın Moskova Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Moskova, bu adımıyla iki ülke arasında son dönemde tırmanan diplomatik gerilime verdiği en sert tepkiyi ortaya koymuş oldu.
Olayın Arka Planı
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, 21 Temmuz'da Moldova polisi, Kişinev'deki Rusya Büyükelçiliği çalışanlarına yönelik 'zor kullanma ve gözaltına alma tehditleri' içeren müdahalede bulundu. Açıklamada, bu tür eylemlerin diplomatik misyonların dokunulmazlığına aykırı olduğu vurgulanarak, Moldova yönetimine sert uyarılarda bulunuldu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Moldova'nın Moskova Büyükelçisi Lilian Darii'yi 22 Temmuz'da bakanlığa çağırarak resmi bir protesto notası iletti. Görüşmede, Rus diplomatik misyonu personelinin güvenliğinin sağlanması ve benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması talep edildi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuyla ilgili günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, 'Moldova makamlarının bu tür provokasyonlardan kaçınması gerektiğini' belirterek, 'Rus diplomatlara yönelik her türlü baskı kabul edilemez' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Moldova, Ukrayna savaşı sonrası Batı ile Rusya arasındaki gerilimin en yoğun hissedildiği ülkelerden biri haline gelmişti. Eski Sovyet cumhuriyeti olan Moldova, 2020'de iktidara gelen Batı yanlısı Başkan Maia Sandu yönetiminde AB üyeliği hedefini benimsemişti. Bu süreçte, Moldova yönetimi Rusya'nın ülke içinde etkisini artırmasına karşı çeşitli önlemler almış, özellikle Rus yanlısı ayrılıkçı Transdinyester bölgesindeki gelişmeler nedeniyle tansiyon yükselmişti.
Diplomatik kriz, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde meydana geldi. Uzmanlar, Moskova'nın bu tür diplomatik hamlelerle Moldova üzerindeki baskıyı artırmayı ve ülkenin Batı'ya yönelik dış politikasını etkilemeyi amaçladığını değerlendiriyor. ABD ve Avrupa Birliği ise Moldova'nın egemenliğine destek verirken, Rusya'yı diplomatik kurallara uymaya çağırıyor.
Moldova'nın Moskova Büyükelçisi Darii ise daha önce yaptığı açıklamalarda, ülkesinin 'Rusya ile ilişkileri normalleştirme arzusunda olduğunu' ancak 'ulusal çıkarların korunması gerektiğini' vurgulamıştı. Son gelişme, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Moldova gerilimi, Türkiye'nin Karadeniz havzasındaki dengeleri yakından izlediği bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, hem NATO üyesi olarak Doğu Avrupa'daki güvenlik mimarisinde rol oynarken, hem de Rusya ile ekonomik ve enerji alanında iş birliğini sürdürüyor. Karadeniz'in batı kıyısındaki Moldova'daki bu tür diplomatik krizler, bölgesel istikrarı etkileyebileceği için Ankara açısından dikkatle takip ediliyor. Ayrıca Türkiye, Moldova'nın toprak bütünlüğünü destekleyen bir politika izlemekte ve Transdinyester sorununun çözümüne katkı sağlamaya çalışmaktadır. Rusya ile Batı arasında artan rekabet, Türkiye'nin çok boyutlu dış politikasında denge arayışını daha da önemli hale getirmektedir.