Rusya'nın mali durumu, Ukrayna savaşının yol açtığı harcama artışının etkisiyle giderek kırılganlaşıyor. Moskova yönetimi, artan askeri harcamalar ve Batı yaptırımlarının ağırlaştırdığı ekonomik baskı altında bütçe dengesini korumakta zorlanıyor. İran'da devam eden savaş, petrol fiyatlarındaki yükseliş sayesinde Rusya'ya kısa vadeli bir gelir akışı sağlasa da, bu durum ülkenin yapısal mali sorunlarını çözmekten uzak. Uzmanlar, Kremlin'in yüksek enflasyon, rubledeki değer kaybı ve artan borçlanma maliyetleriyle başa çıkmakta zorlandığını belirtiyor.
Artan harcamalar ve azalan gelirler
Rusya, Ukrayna'da başlattığı savaş sonrası savunma bütçesini rekor seviyelere çıkardı. 2024 yılı bütçesinde askeri harcamaların payı yüzde 30'u aşarken, bu durum sağlık, eğitim ve altyapı gibi diğer kalemlerde kesintilere yol açtı. Petrol ve doğalgaz gelirleri, Batı'nın fiyat tavanı uygulaması ve alternatif pazarlara yöneliş nedeniyle düşüş gösterdi. Ruble, dolar karşısında 2022'den bu yana en düşük seviyelere gerilerken, enflasyon yıllık yüzde 8'in üzerinde seyrediyor.
Maliye Bakanlığı, bütçe açığını kapatmak için iç piyasada tahvil ihracını artırsa da, faiz oranlarının yükselmesi borçlanmayı zorlaştırıyor. Merkez Bankası, politika faizini yüzde 18'e çıkararak enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor, ancak bu durum ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), Rus ekonomisinin 2024'te sadece yüzde 1,5 büyüyeceğini tahmin ediyor.
İran savaşının kısa vadeli etkileri
Ortadoğu'da tırmanan İran-İsrail çatışması, küresel petrol piyasasında arz endişelerini artırdı ve fiyatları yukarı çekti. Brent petrol varil fiyatı Ekim ayında 85 doların üzerine çıkarak Rusya'nın enerji gelirlerine geçici bir soluk getirdi. Ancak bu durum, Moskova'nın mali yapısındaki kırılganlığı gizleyemiyor. Rusya'nın İran'a askeri destek sağlaması, Batı'nın yeni yaptırım dalgalarını tetikleme riski taşıyor. Ayrıca, İran savaşının uzaması durumunda küresel resesyon endişeleri artabilir ve bu da enerji talebini düşürerek Rusya'yı daha da zor durumda bırakabilir.
Analistler, Kremlin'in mali krizi aşmak için Çin'den daha fazla kredi arayışına girebileceğini, ancak Pekin'in bu konuda ihtiyatlı davrandığını belirtiyor. Rusya, alternatif ödeme sistemleri ve ticaret yolları geliştirmeye çalışsa da, Batı yaptırımlarının etkisi her geçen gün daha belirgin hale geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın ekonomik zorlukları, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Ankara, enerji ithalatının önemli bir kısmını Rusya'dan karşılıyor; rubledeki değer kaybı ve Rusya'nın düşük fiyatlı enerji teklifleri kısa vadede Türkiye'ye avantaj sağlayabilir. Ancak Rusya'nın ödeme güçlüğü çekmesi, ticarette aksamalara yol açabilir. Ayrıca, Batı yaptırımlarına uyum konusunda hassas bir denge yürüten Türkiye, Rusya ile ticaretini artırma çabalarında yeni yaptırım riskleriyle karşılaşabilir. İran savaşının bölgesel istikrarsızlığı artırması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve sınır güvenliği açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme.