Almanya’nın önde gelen haber dergisi DER SPIEGEL ve ortaklarının yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, Rusya ile Çin arasındaki askeri işbirliğinin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Ele geçirilen gizli belgeler, iki ülkenin ortak askeri tatbikatlar, silah satışı ve teknoloji transferi konularında kapsamlı planlar geliştirdiğini gösteriyor. Batılı istihbarat kaynakları, bu işbirliğinin NATO için ciddi bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulunuyor. Araştırma, Moskova ve Pekin’in savunma sanayilerini entegre etme yolunda önemli adımlar attığını gözler önüne seriyor.
İşbirliğinin Arka Planı
DER SPIEGEL’in haberine göre, sızdırılan belgeler Rusya ve Çin’in 2010’lu yılların ortasından bu yana askeri alanda sistematik bir yakınlaşma içinde olduğunu ortaya koyuyor. İlk etapta ortak tatbikatlar ve sınırlı teknoloji paylaşımıyla başlayan işbirliği, özellikle 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonrası Batı yaptırımlarının etkisiyle hız kazandı. Çin, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri ve Su-35 savaş uçakları gibi ileri teknoloji ürünleri satın alarak ordusunu modernize etti. Karşılığında Rusya, Çin’den mikroelektronik bileşenler ve insansız hava aracı teknolojisi tedarik etti. Belgeler, iki ülkenin ortak bir askeri komuta merkezi kurma ve ortak savunma sanayi projeleri geliştirme planlarını da içeriyor.
Araştırmaya göre, işbirliği sadece silah ticaretiyle sınırlı değil. Rusya ve Çin, askeri uydu verilerini paylaşma, ortak siber güvenlik tatbikatları düzenleme ve hatta nükleer denizaltı teknolojisinde işbirliği yapma konusunda anlaşmaya varmış durumda. DER SPIEGEL’in ulaştığı belgeler, 2021’de yapılan ortak deniz tatbikatının ardından iki ülkenin Pasifik ve Arktik bölgelerinde ortak devriye görevleri yürütmeyi planladığını gösteriyor. Ayrıca, Rusya’nın Çin’e yönelik savunma ihracatının 2020’den bu yana yüzde 40 arttığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu işbirliğinin ABD’nin küresel askeri üstünlüğüne meydan okuma amacı taşıdığını değerlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya-Çin askeri yakınlaşması, başta NATO olmak üzere Batılı güvenlik kurumlarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, iki ülkenin artan işbirliğinin ittifak için "stratejik bir meydan okuma" olduğunu vurgulamıştı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri ise, özellikle Çin’in Rusya’dan edindiği denizaltı ve hipersonik füze teknolojisinin Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengesini değiştirebileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği de, Rusya’ya yönelik yaptırımların Çin tarafından delinmesini engellemek için yeni önlemler üzerinde çalışıyor.
Uzmanlara göre, bu ittifak sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir eksen kayması anlamına geliyor. İki ülke, Batı’nın teknoloji ambargolarını aşmak için ortak araştırma-geliştirme projelerine yatırım yapıyor. Örneğin, Rusya’nın yarı iletken ihtiyacının önemli bir kısmı artık Çin’den karşılanıyor. Ayrıca, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Orta Asya’da yapılan altyapı yatırımları, Rusya’nın bölgedeki askeri varlığını da güçlendiriyor. DER SPIEGEL, bu işbirliğinin önümüzdeki yıllarda daha da derinleşmesinin beklendiğini, zira her iki ülkenin de Batı’nın baskılarına karşı birbirine daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Çin ile karmaşık bir ilişki ağı içinde. Bir yandan NATO üyesi olarak Batı ittifakına bağlı, diğer yandan Rusya’dan S-400 satın alması ve Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştirmesi nedeniyle Batı ile zaman zaman gerilim yaşıyor. Rusya-Çin askeri işbirliğinin derinleşmesi, Türkiye’nin savunma sanayii ve dış politikasında denge kurma çabalarını zorlaştırabilir. Özellikle Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri açısından, Moskova ve Pekin’in ortak hareket etmesi Türkiye’nin hareket alanını daraltabilir. Ayrıca, Türkiye’nin yerli savunma projeleri (örneğin KAAN savaş uçağı, Milli Muharip Uçak) için ihtiyaç duyduğu teknolojiye erişimde yeni kısıtlamalar gündeme gelebilir. Türkiye’nin, bu eksende hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini hassas bir şekilde yönetmesi gerekiyor.