Rusya, Batı yaptırımlarına rağmen fosil yakıt ihracatını canlı tutmak amacıyla Rus bayrağı altında seyreden gemi sayısını son dönemde üçte bir oranında artırdı. Moskova'nın bu hamlesi, uluslararası deniz taşımacılığında yaptırım baskısının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Rusya Ulaştırma Bakanlığı ve Rosmorrechflot verilerine göre, 2023 yılı başından bu yana Rusya bayraklı ticari gemi filosu yaklaşık yüzde 33 büyüdü. Bu artış, özellikle ham petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığında kendini gösteriyor.
Yaptırımlara Karşı Alternatif Deniz Stratejisi
ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrasında uyguladıkları yaptırımlarla Moskova'nın enerji gelirlerini hedef aldı. Bu kapsamda Batılı şirketlerin Rus enerji projelerinden çekilmesi, Rusya'nın petrol fiyatına tavan konulması ve Rus gemilerine bazı limanlarda hizmet verilmemesi gibi önlemler devreye sokuldu. Ancak Rusya, bu kısıtlamaları aşmak için kendi ulusal filosunu büyütme yoluna gitti. Rusya bayrağı altında seyreden gemiler, Batılı sigorta ve finansman hizmetlerinden yararlanamasa da, Moskova yerli sigorta şirketleri ve devlet destekli finansman mekanizmalarıyla bu boşluğu dolduruyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022'de imzaladığı bir kararnameyle ülkenin denizcilik sektörünü stratejik öncelik ilan etmişti. Bu doğrultuda tersanelere yeni siparişler verildi, mevcut gemiler Rus bayrağına geçirildi ve Arktik bölgesindeki Kuzey Deniz Yolu'nu canlandırma projeleri hız kazandı. Rus yetkililer, 2023'te taşınan yük miktarının bir önceki yıla göre arttığını ve özellikle Asya pazarlarına yönelik sevkiyatların istikrarlı biçimde sürdüğünü belirtiyor.
Küresel Deniz Ticaretinde Dengeler Değişiyor
Rusya'nın filosunu genişletmesi, küresel deniz ticaretinde yeni bir dönemin habercisi. Batılı ülkeler, Rusya'nın "gölge filo" olarak adlandırılan eski ve sigortasız tankerlerle yaptırımları deldiğini savunuyor. Bu gemilerin çoğu Panama, Liberya veya Marshall Adaları gibi geleneksel bayrak devletlerinden çıkarılıp Rusya veya komşu ülkelerin bayraklarına geçiriliyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, Rusya bayraklı gemi sayısındaki artış, küresel filo içinde dikkat çekici bir paya ulaştı.
Uzmanlar, Rusya'nın bu stratejisinin kısa vadede enerji ihracatını sürdürmesini sağladığını, ancak uzun vadede bakım, sigorta ve personel gibi yapısal sorunlar yaratabileceğini belirtiyor. Batılı tersanelerle iş birliğinin kesilmesi, Rus gemilerinin modernizasyonunu zorlaştırıyor. Yine de Moskova, Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerle artan ticaret hacmi sayesinde bu açığı kapatmaya çalışıyor.
Rusya'nın hamlesi, Batı'nın yaptırım rejiminin etkinliğini de tartışmaya açıyor. Enerji analisti Craig Kennedy'e göre, Rusya'nın deniz taşımacılığındaki esnekliği, yaptırımların "sızdırılabilir" olduğunu gösteriyor. Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımları delen gemilere ve şirketlere yönelik yeni cezai önlemler üzerinde çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın deniz filosunu genişletmesi, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından doğrudan sonuçlar doğuruyor. Türkiye, Rusya'dan önemli miktarda doğal gaz ve petrol ithal ediyor; bu sevkiyatların aksamaması Ankara için kritik. Ayrıca Türk boğazlarından geçen Rus gemilerinin artması, Montrö Sözleşmesi kapsamındaki denetim ve güvenlik dengelerini etkileyebilir. Batı yaptırımlarını deldiği iddia edilen gemilere liman hizmeti verilmesi, Türkiye'nin ABD ve AB ile ilişkilerinde zaman zaman gerilim yaratıyor. Türkiye, bir yandan Rusya ile ekonomik bağlarını korurken diğer yandan Batı ile uyumlu bir denge politikası izlemek durumunda. Bu gelişme, Ankara'nın enerji koridorları ve yaptırım uyumu arasındaki hassas dengesini bir kez daha gözler önüne seriyor.