Rus güçleri, Ukrayna'nın başkenti Kiev ve çevresindeki bölgelere yönelik saldırılarını beşinci gün üst üste sürdürürken, jet motorlu insansız hava araçlarının (İHA) depoları hedef alması nedeniyle bazı süpermarket rafları boş kaldı. Ukrayna hava savunma sistemleri, Rusya'nın gece boyunca başlattığı yoğun drone saldırılarına karşı koymaya çalıştı; ancak yetkililer, altyapı ve lojistik merkezlerine yönelik saldırıların halkın temel ihtiyaç maddelerine erişimini kesintiye uğrattığını bildirdi.
Beş Gündür Süren Saldırılar
Ukrayna İçişleri Bakanlığı'na göre, Rus İHA'ları özellikle Kiev'in güney ve doğu banliyölerindeki gıda depolarını hedef aldı. Salı gecesi başlayan saldırılarda, büyük bir süpermarket zincirine ait antrepo büyük hasar gördü; yangın nedeniyle bölgedeki mağazalara taze ürün ve konserve sevkiyatı durdu. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko yaptığı açıklamada, "Şehirdeki bazı marketlerde temel gıda ürünlerinde geçici eksiklikler yaşanıyor; ancak durum kritik değil, alternatif tedarik zincirleri kuruluyor" dedi.
Saldırılarda kullanılan İHA'ların jet motorlu olması, onları geleneksel pervaneli modellere göre daha hızlı ve savunması daha zor kılıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı, bu tür araçların radar izlerinin düşük olduğunu ve mevcut hava savunma sistemlerinin bazılarını etkisiz hale getirebildiğini belirtti. Yetkililer, son beş günde 50'den fazla İHA'nın düşürüldüğünü ancak bazılarının hedeflerine ulaştığını aktardı.
Sivil Halk Üzerinde Psikolojik Etki
Kiev'de yaşayanlar, sürekli hava saldırısı alarmları ve patlama sesleri arasında günlük yaşamı sürdürmeye çalışıyor. Metro istasyonları sığınak olarak kullanılırken, okullar çevrimiçi eğitime geçti. Bir süpermarket müşterisi olan Oksana Kovalenko, "Artık ekmek bulmak bile stresli; rafta ne görürsek onu alıyoruz, çünkü yarın ne olacağını bilmiyoruz" dedi. Psikologlar, uzun süren belirsizlik ve güvenlik endişesinin toplumda yaygın bir anksiyete yarattığını, bunun da tüketim davranışlarına yansıdığını ifade ediyor.
Saldırılar, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısının yanı sıra lojistik ağlarına da yönelik yeni bir strateji izlediğini gösteriyor. Uzmanlar, depoları hedef alarak, savaşın uzun soluklu olacağını ve sivil halkın yaşam koşullarını zorlaştırarak moralini bozmayı amaçladığını değerlendiriyor. Ancak Ukrayna yönetimi, uluslararası yardım ve kendi üretim kapasitesiyle kısa sürede açıkları kapatacağını savunuyor.
Küresel Boyut ve Batı'nın Tepkisi
Bu saldırıların ardından Batılı ülkelerden Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi gönderilmesi yönünde çağrılar yoğunlaştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırıları savaş suçu teşkil edebilir; Ukrayna'nın kendini savunma hakkını destekliyoruz" açıklamasını yaptı. ABD ve Almanya, önümüzdeki haftalarda Patriot füzeleri ve Gepard uçaksavar sistemleri dahil ek askeri yardım göndereceğini duyurdu.
Rusya ise saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu ve sivil kayıpların yaşanmadığını iddia etti. Ancak Kiev'deki depolarda çalışan en az iki kişinin öldüğü, yedi kişinin yaralandığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna'da 10 binden fazla sivilin öldüğünü, bu sayının gerçekte çok daha yüksek olabileceğini raporlamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'daki sivil altyapıya yönelik saldırıları, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden doğan yetkileriyle bölgede arabulucu rolünü sürdürüyor; ancak savaşın uzaması, tahıl koridoru anlaşmasının geleceğini belirsizleştiriyor. Ankara, Kiev ve Moskova ile diplomatik kanalları açık tutarak hem insani koridorların işlemesini hem de enerji ve gıda fiyatlarındaki istikrarın sağlanmasını hedefliyor. Ancak sivil altyapının hedef alınması, Türkiye'nin de içinde olduğu bölgesel güvenlik mimarisini yeniden gözden geçirmesini gerektirecek düzeyde tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin insansız hava aracı teknolojisindeki birikimi, bu tür çatışmalarda savunma sanayisinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.