ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nde düzenlenen oturumda, Başkan Donald Trump'ın dış politikası sert bir dille eleştirildi. Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, Trump yönetiminin izlediği politikaları 'çöp yangını' olarak tanımlarken, Senatör Markwayne Mullin ve eski Trump avukatı Todd Blanche de benzer ifadeler kullandı. Oturum, Trump'ın bütçe planları etrafında yaşanan siyasi krizle eşzamanlı olarak gerçekleşti.
Oturumun arka planı: Bütçe krizi ve dış politika çatlağı
Kongre üyeleri, Trump yönetiminin özellikle NATO, Ukrayna ve Orta Doğu'daki politikalarını hedef aldı. Rubio, 'Müttefiklerimizle ilişkilerimiz dibe vurdu, düşmanlarımız ise her geçen gün daha cesur hale geliyor' dedi. Muhafazakar kanadın önde gelen isimlerinden Mullin ise, Trump'ın Rusya'ya yönelik yaptırımları hafifletme planının 'ulusal güvenliğe ihanet' olduğunu savundu. Eski başkanlık avukatı Blanche ise, Trump'ın dış politika kararlarını 'kişisel çıkarlar ve rastgele tercihler' üzerine kurduğunu iddia etti.
Bütçe görüşmeleri de oturumun önemli bir parçasını oluşturdu. Trump yönetiminin, Dışişleri Bakanlığı bütçesinde yüzde 30 kesinti yapmayı önermesi, hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçi senatörler tarafından tepkiyle karşılandı. 'Bu tasarruf diplomasimizi çökertir' diyen Rubio, uluslararası yardım programlarının da hedefte olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin itibarı ve jeopolitik dengeler
Uzmanlar, bu iç siyasi hesaplaşmanın ABD'nin küresel liderlik rolünü daha da zayıflatabileceğini belirtiyor. Özellikle Çin ve Rusya'nın ABD'nin iç çekişmelerini yakından izlediği, Trump yönetiminin öngörülemez politikalarının ittifak sistemlerinde kalıcı hasar bıraktığı ifade ediliyor. Avrupalı diplomatlar, Kongre'deki bu tartışmaları 'Washington'un güvenilirliğinin son kullanma tarihi' olarak yorumluyor.
Oturumda ayrıca, Trump'ın Kuzey Kore ile yürüttüğü zirve diplomasisinin başarısızlığı ve İran nükleer anlaşmasından çekilme kararının sonuçları da sorgulandı. Senatörler, bu adımların ABD'nin çıkarına hizmet etmediğini, aksine bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini savundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD dış politikasındaki bu sarsıntı, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Trump döneminin sona ermesiyle birlikte, Ankara-Washington ilişkilerinde normalleşme beklenirken, yaşanan siyasi kriz belirsizliği artırıyor. Özellikle S-400 krizi ve Suriye’nin kuzeyindeki askeri varlık gibi konularda ABD'nin net bir tutum alamaması, Türkiye'nin güvenlik endişelerini körüklüyor. Kongre'deki bu hesaplaşma, Türkiye-ABD ilişkilerinin önümüzdeki dönemde de dalgalı seyredeceğine işaret ediyor. Öte yandan, Kongre'nin güçlü denetim mekanizması, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kontrol altında tutulmasına da katkı sağlayabilir.